Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

23 Aralık 2009 Çarşamba

"yine ego yine ego"




Perşembe günü bir üşümedir aldı beni, ardından ateşim çıktı,
Bu kış nezle olmuştum,atlatmıştım.
İkinci olarak bir de farenjite açtık kapıları, 5 gün raporluydum, antibiyotik ve ilaçlar yan etkilerini her zaman olduğu gibi şiddettle hissettirdi:(
Ama şimdi iyiyim çok şükür,ben güçlü bir ful yaprağıyım ve bunu iş yerime gelince daha da iyi anladım!
Mr.Ego'dan bahsetmiştim önceki yazılarımda, okumayanlar için 1.yazı ve 2.yazı burada...
Yine boş durmamış yokluğumu fırsat bilerek arkamdan işler çevirmiş...Bu adam hiç rahat durmuyor neden o değil de ben hasta oluyorum diye geçirdim içimden, neden iyiler değil de kötüler ayakta hep, yada bazen gözüme öyle gibi görünüyor.
Hasta olduğum günden bir önceki gün bir etkinlik düzenledim, çocuklar çıldırdı, bayıldılar, çok memnun kalındı.O kadar ilgi vardı ki bu ilginin yarattığı heyecan ve meraktan biraz kargaşa çıktı tabii, ama o da bir şekilde halledildi.O gün koşturmaktan kan ter içinde kaldım ama etkinliğe gelen grup bile bana çiçek vererek her şeyin harika olduğunu,çok iyi ağırlandıklarını söyledikten sonra keyfim yerine geldi...
Tüm karıncalar eğlendi, oradan oraya koşturdu, teşekkür etti...
Tabii herkesin memnun kaldığı bir etkinliği düzenlemek bazılarını memnun etmedi.
Kuyu kazmak işinde usta olan bir takım ego kuvvetleri yine iş başına geçmiş ben hastayken...
Etkinlikteki ufak tefek ne aksaklık varsa saçma sapan hepsini üşenmemiş kalem kalem yazmış ve tüm üst yönetime,yönetime göndermiş:)
Okuduğumda hiç kızmadım aksine mutlu oldum,
Ayağa kalkmak için iyi bir neden bu ful dedim...Sen böylelerine pabuç bırakacak insan değilsin kalk güçlü ol dedim:)
Cevabımı yazıp gönderdim, ve içimden onun için merhamet ve iyi niyet diledim.
Bu şekilde yaşayarak insanların gözünde ne komik duruma düştüğünü, koskoca adamın başkalarının hatalarından ya da zaaflarından kendine pay çıkartarak beslenmesinin ne kadar iğrenç bir şey olduğunu bir kez daha fark ettim.
Olmayanları olmuş gibi göstererek bana iftira atmıştı bu adam herşey beklenir ondan her şey dedim..O yüzden şaşırmadım belki de...
Hep kötüler kazanıyor gibi geliyor ama onlar sadece acınacak haldeler...
İyilik mutlaka kazanır, yapılan kötülükler onlara misliyle geri döner,
Tüm inancım bu...tabii olması gereken de...
Sizin de bu konu hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum!

9 Aralık 2009 Çarşamba

"Değişim"

2008'in Aralık ayında blog yazmaya başlamıştım.
Blog sayfam tam "1" yaşında...
İlk başlarda çekingen ve yalnız ardından daha cesaretli ve kalabalık:)
Klasik ama içten bir şeyler söylemek isterim, çok güzel dostlar edindim, herkese çok teşekür ederim.
Bir sene içinde "339" izleyiciye ve "20900" görüntülenmeye ulaştığım için çok çok mutlu ve geleceğimden daha da umutluyum:)
Son zamanlarda hayatımda yaşadığım pek çok problemden ötürü yazılarıma eski şiddetiyle devam edemesem de en kısa zamanda daha iyi olacağımı biliyorum.
Pek çok blog arkadaşım mail ya da blog yoluyla bana ulaşmış,merak etmiş, nasıl olduğumu sormuş.
"Ben iyiyim, çok iyiyim", sağlık sorunları ufak tefek yaşanıyor malum hepimizin öyle, ama kalbim çok iyi.
Sanki üzerimden büyük bir acı kalktı, büyük bir kırgınlık kalktı.
O ise bu zaman aralığında bana mesajlarla, mailllerle ya da telefonla ulaştı, bir şeyler söyledi, bir şeyler yazdı,kendini savunmak adına belki,ama kalan son kırıntıları da süpürdü gitti.
Kırıldım yine yazıklarına ve söylediklerine ve artık uzun bir süre haberleşmeyelim dedim.
Bir takım tahminlerim vardı, yine haklı çıktığımı üzülerek de olsa gördüm.
Kendim için en iyi ve en doğru kararı vermenin huzuruyla yaşıyorum artık. Aslında birbirimize ne kadar zıt temel taşlarımız varmış diyorum, enerji uzmanıma çok teşekkür ediyorum, kendime dönmemi içimi görmemi ve zihnimi bedenimi hayata açmamı sağladığı için,farklı bir gözden hayatım için gerekli olanları ve olmayanları görmemde bana yardımcı olduğu için.
Yaşadıklarımı anlatmaya yönelik kelimeler bulamıyorum aslında, aldığım enerji, akabindeki değişimler, gördüklerim,duyduklarım,hayatımdaki köklü değişim, yıkılan hayallerim, geleceğimin yön değiştirmesi,bambaşka bir yola çıkmam, yalnızlığım ve tüm bu olumsuzluklara,benim telaşlı ve çabuk demoralize olan benliğime karşın soğukkanlılığım, iç huzurum ve umudum...
Kelimlerle anlatamadığım şeyler oluyor işte...
Özüme dönüyorum.
Her seferinde içim acıya acıya nasır tuttum belki de..belki de gerçekten kendimi buldum. Kendimi üzenlerden kaçıp iyiliklere ve güzel olanlara yol açıyorum.
İyiydi,güzeldi,sevimliydi, yaşandı ve bitti diye bakıyorum.
Sonsuz kırgınlıklarımı, üzüntülerimi,ağıtlarımı görmek ve duymak istemiyorum.
Niye bitti dersem altından kalkamayacağını bildiğim için sorulardan kaçınıyorum.
Büyük beklentiler içine girmemeliyim diye düşünüyorum ve şu an tamamen kendi yağımla kavruluyorum.
Dostlarım, ailem, arkadaşlarım beni hiç yalnız bırakmıyor, eskisinden çok daha yakınız birbirimize.Ben mutlu oldukça onlar benim adıma mutlu oluyorlar.
Ben de mutluyum, henüz farkına varamadığım kadar büyük değişimler içine giriyorum.
Günden güne daha da büyüyorum,
O eski umutlu, neşeli ful geri geliyor,

Yeni yılda ;

taptaze bir kalple,

yepyeni tasarlanmış "ikinci yılına girmiş" bir blog sayfasıyla,

parlak umutlarla,
yeni aşklarla,

yeni yazılarla,

yeni mutluluklarımla burada olacağım...

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!