
Enerjiyle iyi bir iş ve iyi bir ilişkiyi çağırıyorum...
Aşk adına yazmayacağım demiştim artık doğrudur:)
Kelimelerim var ama henüz onlara değecek insanlar çıkmadı karşıma, çıkacaktır, yakındır ama çıkınca da içimi bloga dökmeyeceğim bu sefer..yenilgilerimden dersler alacağım..
İş yerimdeki negatiflik, karaktersiz insanlar, egodan mamul bedenler o kadar yordu ki beni, en kısa zamanda iyi bir iş bulup buradan gitmek istiyorum.
Yıllık izin tarihim belli oldu, iyi bir iznim var ve ben onu değerlendirmek için bütçeme uygun seçenekler arıyorum bir kaç haftadır.
Arıyorum,tarıyorum,bakınıyorum,soruşturuyorum. Temiz, iyi,uygun fiyatlı apart dairelerden birini seçtim, diğerini de artık nihayet bu akşam seçiyorum.
Bu sene tatile hem ruhen, hem bedenen öyle çok ihtiyacım var ki...
Diyeceksiniz ki tatile kimin ihtiyacı olmaz, evet doğru, hepimiz yıpranıyoruz, her sene daha da yoruluyoruz.Ama bu seneki kadar da yorulmamıştım hiç, kısacık dönemlere bir sürü ilişki sığdırmamıştım, bu kadar çok terk edilmemiştim, bu kadar uyumsuz insanlarla bir arada çalışmamıştım,iş yerinde buradaki gibi ağır bir yükün altına girmemiştim, beklentilerim böylesi yoğun bir hayal kırıklığının altında ezilmemişti..
O nedenle, kumlara uzanıp güneşi kucaklamak, akşam balkonda oturup saatlerce yıldızları izleyip ağustos böceklerinin sesini dinlemek istiyorum.
Gece çıkıp özgürce dolaşıp kumsalda sabahlamak istiyorum.
Gecenin bir yarısı lunaparka gidip dönme dolaba binmek(ki yapmışlığım vardır bunu),içimden geldiği gibi gezmek dolaşmak,yeni yerler keşfetmek,yeni insanlar tanımak istiyorum,yeni heyecanlara bırakmak istiyorum kendimi...
Uzun lafın kısası, tatile odaklandım, varsa yoksa tatil, onca borç harç, biliyorum zor işler, maaşım ne ki?ama yine de hak ettiğim tatili yapmak istiyorum bu sene, kendimi doğanın kollarına bırakmak istiyorum.
şu an ağrıyan başımın,
her hafta yeniden yaşanılan pazartesi sendromunun bir sonu olacak elbet...