
Sabah uyanıyorsun cep telefonunu açacaksın senden şifre istiyor,şifreni yazıp onaylıyorsun ve güne başlıyorsun, işe gidiyorsun girişte kart okutuyorsun, teknoloji sana diyor ki buyur gel içeri.Kartını evde unuttuysan o gün kimliksiz gezmek, kapıları açtırmak için etrafta insan kollamak zorundasın.
Derken masanın başına geçiyorsun, bilgisayarını açıyorsun senden şifre istiyor,
Mailine bakacaksın şifre istiyor oraya da şifreni yazıyorsun.
Sonra blog açacaksın diyor ki kullanıcı adın ve şifren olmadan olmaz!
Günü geçiriyorsun, yorgun argın evine gideceksin, markete gittin bir şeyler aldın kredi kartını verdin, sana şifre soruyorlar.
Eve geldin kapıdan içeri girmek için şifre istiyor, bilgisayarını açtın yine orada da şifren var.
Kredi kartı ekstreni öğrenmek geliyor birden aklına bankayı arıyorsun müşteri şifreni, kullanıcı şifreni istiyor senden.Unuttum diyorsun o zaman diyor ki bin tane prosedür var ben nereden bileyim sen gerçekten sen misin?E..haklı tabii ama çok yorgunum ben.
Hadi bir de facebook'a gireyim,kullanıcı adı..şifre...
Günde kaç kez şifre yazıyoruz bir yerlere?
Teknolojinin getirisi şifreler, tamam kabul onlar olmasa güvenlik olmaz ama bu kadarı da fazla değil mi?
Yorgun beynimiz tüm bu şifreleri nasıl da aklında tutuyor helal olsun :)
Şifre kelimesini o kadar kullandım ki bana yabancı bir sözcük gibi gelmeye başladı,
parola da diyebiliriz aslında.
Bu yazıyı okumak için parolaya ihtiyacınız olacak.
Parola-şamfıstığı.
