Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

7 Ocak 2009 Çarşamba

"Sağılığın nasıl, sen ondan haber ver!"


Bizim ailede kalıtımsaldır mide rahatsızlıkları...
Annede, babada, baba tarafındaki akrabalarda...Gasrit,ülser,kolit,safra kesesi taşları...Hele benim gibi hassas, her şeyi kafaya takan biriyseniz,bu piyangodan bana ne çıkabileceğini tahmin edebilirsiniz; Gastrit, kolit.
Bu yüzden en az 3 kere ciddi zehirlenmişimdir.
Herkes yer içer, kimseye bir şey olmaz, ben hastanelik olurum:(
Cuma günü de mideme kramplar giriyordu, ne yesem bulantı...Doktorumu arayıp 10 Ocak için randevu aldım. Derken pazar günü öğlen midem kendini aşarak dayanılmaz ağrımaya başladı, bulantı, ishal:( Kendimi hiç iyi hissetmiyorum derken fenalaştım ve sebebini bilmemek feciydi, ellerim ayaklarım uyuşuyordu, eyvah dedim ölüyorum heralde neler oluyor bana..O sırada annem ateşimin olduğunu fark etti, hemen ölçtüler ki 39'u geçiyor!
Olamaz, yine mi zehirlendim!
Ateş çıktıkça çıkıyor, 40'a dayandı galiba, bundan önceklileri hatırlıyorum, ben her zehirlenişimde aynı şey,kaç serum yedim, neler neler oldu...Bu sefer doktora gitmedim,bu vak'alarda kendi doktorum oldum gibi,artık iyi mi yaptım kötü mü bilemiyorum ama ayın 7 si olmuş hala maaşımı alamamışım ne yapabilirim ki:(
Ben bu filmi daha önce de çok kez izledim.
Filmin ana konusunu da şiddetli bulantı, kusma ile seyreden patates, lapa, kızarmış ekmek perhizi.
Bakteri için antibiyotik alıyorum ve henüz kutuda içilmeyi bekleyen bir sürü ilacım var. İlaçların yarısını bile bitirmeden mucize bekleyemem tabii yavaş yavaş düzelecek...
2 gün işe gitmedim, ateşim düştü çok şükür, ancak diğer durumlar da epey düzelmesine rağmen korkunç mide bulantısı yakamı bırakmıyor! Bir daha izin alamayacağıma göre cumartesiyi iple çekiyorum, mide doktoruma gideceğim ve yine tahliller, yine yine yine sağlığımı geri almak için ödeyeceğim bir sürü para...
Çok sağlıklı insanlara hep imrenmişimdir, benimde 2. adımım hep hastane oluyor,umarım bu son olur ve artık şu korkunç bulantıdan da kurtulurum...
Hasta olayı sevmiyorum, bu kadar hassas olmaktan nefret ediyorum!
Doktorum demişti ki, kocaman bir pasta düşün,20 kişilik.Kremasının bir yerinde biraz ekşilik var, miniminicik bir şey, herkes yer ama hassasiyet olmadığı için çoğu kişi hissetmez bile, kimi hafif karın ağrısı çeker, kiminin midesi bulanır, senin gibiler ise hastanelik olur :)
Netice yine miniminicikbir şey geldi beni buldu, oysa ben kimseyi çağırmamıştım, uzun hastalıkların ardından nadasa bırakmıştım kendimi.
Bu da gelir, bu da geçer...
Yine telkin yine telkin,
Her şey düzelecek, çok güzel olacak, dayan, sabret, güzel olacak...
Moral...biraz morale ihtiyacım var...

11 yorum:

Elâlemin akıllısı dedi ki...

Çok geçmiş olsun.. Kısa zamanda sağlığına kavuşman dileğiyle..

Htc dedi ki...

ben böyle şeylerin bir de psikolojik olduğuna inanırım çok...bu kadar hastanelik boyutlarda değil ama ben de yaşadım bir dönem. kotkunçtu. sabahları kahvaltı yapamıyordum. neyseki geçti çok şükür, şimdi ufacık midem bulansa korkuyorum sürekli hale gelecek diye. çok geçmiş olsn canım

Elif..den dedi ki...

çok geçmiş olsun canım...bazı insanlar çok hassas olurlar işte o insanlardan biride sensın sanırım..en kısa zamanda iyileşip ayaga kalkman dilegımle...

a.nur... dedi ki...

geçmiş olsun cnm:/

ıvır zıvır uzerine... dedi ki...

pastada bide şöle durum vardır ...yersiniz ama gelin görün iyi yeri (çikolatası, meyvesi,üzerindeki vişnesi.. vs.) gider başkasını bulur... size de neresi düştüyse artık orasıyla idare edersiniz :)...

geçmiş olsun... tez zamanda iyileşmeniz dileğiyle... ve maaşınız umarım hep zamanında yatar ..:/

Brajeshwari dedi ki...

Merhaba

Hastalıkları biz yaratiyoruz demişlerdir mutlaka sanada.. Demekki karın bölgen senin en hassas yerin Ful.. Neyi içine atıyorsun,neyin pişmanlığını, neyi hazmedemiyorsun hayatında yada hayatindaki hangi şeyler seni zehirliyor.Bunların nedenlerini bulmaya çalışırsan, ilaçlardan kurtulur ve kendini tedavi edebilirsin.Çok zor biliyorum. Ama psikolojik açılımlar, seni daha miden ağrımadan tutup, değiştirebileceğin ve ağrıyı kontrol edebileceğin bir noktaya kadar eğitir.Bedenimiz bizden farkli çalışmıyor. Bu konu hakkında daha uzun yazardım ama, bu kutu yetmez.Bende bilmişlik yapmayayım..Louisse Hay'in Yüzde yüz düşünce gücü adlı bir iktabı var.Onu okumanı öneririm.Umarim tez elden, telkinlerden ziyade tamamiyle temizlersin hastaliğini.Ben inaniyorum yapabileceğine?

Basak dedi ki...

Htc ve Brajeshwari gibi ben de konunun biraz da psikolojik temeline yoğunlaşmanı tavsiye edecğeim. Hastalıkların da, tıpkı suçlar gibi (hukukçu yanım depreşti:)) iki unsur var bana kalırsa: bir maddi unsur bir de manevi unsur. Senin bu rahatsızlığının maddi unsuru genetik; aileden gelme bir hassasiyet var zaten. Manevi unsuru ancak sen üzerine gidersen bulabilirsin. 4 yıl kadar önce, 32 yaşımda beni 1 yıl boyunca resmen süründüren bir alerji problemim oldu; ansızın patladı, 1 yıl sonra ise uyudu, bir daha o şiddetle tekrarlamadı. Olayın önce maddi unsurları ile meşgul oldum, en sonunda manevi unsurlara yoğunlaştım. Başarılı oldum sanırım:)) Kendi tecrübeme dayanarak bu görüşü paylaşmak istedim. Sevgiler,

Cheetos dedi ki...

Sevgili Ful,
Brajeshwari herşeyi gayet güzel açıklamış zaten, ben de şunu eklemek istiyorum:
Mide sorunları çoğunlukla korkulardan kaynaklanıyor: Yeni fikirlerden, tecrübelerden korkmaktan, yeniyi sindiremememekten..Hayatı herşeyiyle özümsemek, hayatla uyum içinde olduğunu düşünmek ve buna uygun olumlamalar yapmak işe yarar diye düşünüyorum. Bahsi geçen kitap da bu anlamda çok işe yarar.
En kısa zamanda bunu yapabileceğine ben de inanıyorum...
sevgilerimle..

Judi dedi ki...

Hep söylerim bana babamın tek mirası mide ağrıları diye. İşte bu yüzden seni çok ama çok iyi anlıyorum. Geçmiş olsun.

Ful yaprakları dedi ki...

Yorum yazan tüm arkadaşlarım,

geçmiş olsun dileklerinize çok teşekkür ederim,

bugün daha iyiyim, sadece mide bulantısı geçmek bilimiyor ancak kendimi işime verdim ve duymamaya çalışıyorum :)

Dediğiniz gibi bu bana bir miras ancak hassasiyetimle ve detaycılığımla her şeyi kafaya takıp var olan sorunları daha da büyütüyorum.

Her şeyi olacağına vardırmayı beceremeyenlerdenim ama bunu başarmayı çok istiyorum.

Tavsiyelerinizi dinleyeceğim, psikolojik olarak biraz daha rahatlamak, kendini sıkmamak gerekiyor çünkü vücudunuzda neresi olursa olsun denge bozulursa yerine gelmesi çok zaman alıyor.

Daha çok telkin ve elveda her şeyi kafaya takmak, dünyayı ben kurtarmayacağım,

Sözümü tutacağım :)

Sevgiler,

UÇURTMA:) dedi ki...

çok geçmiş olsun. Ben de çok hassas değilim ama bazı dokunan şeyleri buldum mideme.Onları hiççç yemiyorum.Kan grubuna göre beslenmenin çok faydası oluyor.

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!