Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

3 Şubat 2009 Salı

"neden"


Ben bugüne kadar O’nun sevgisini pek görmedim.
Arada bir göstermeye çalışır, tamam beni seviyor derken birde bakarım eski haline dönüverir.
Ben bugüne kadar O’nu üzecek hiçbir şey yapmadım. Bunca yıl, hep en başarılı, en dürüst, en sevilen, en eğlenceli oldum.Hiç kötü bir sözüm olmadı, hep en içtendim, en mutlu etmeyi seven, en güzel hediyeleri alan, en düşünceliydim.
Bir şeyi esgeçtiğim, utandırdığım, unuttuğum olmadı…
Hep sevdiğimi söyleyip öperim, O beni pek öpmez. Uykumda seviyordur belki ama ben görmem, bilmem, hissetmem. Çok ender zamanlarda gösterir sevgisini.Şaşırırım, erken gelen bahara aldanan çiçekler gibi...Yüzüm güler,içim açılır,kavgasız gürültüsüz,didiklenmeden, sorgulamadan yaşamanın keyfini çıkarırım.Oysa çok kısa sürer bu yalancı bahar, yeniden ağır bir kış çöker üzerimize.Tüm umutlarım kırılır, her şey eskisi gibi olur,sanki bir büyüdür güzel olan herşey ve bozulur.
Sevgi önemli bir şeydir, gösterirsen paylaşırsan dallanır, budaklanır, güzelleşir.Ama O hiç paylaşmaz.
Hep beni yanlış anlar, içinden geçirdiği neyse ona inanır, O her şeyin en doğrusunu bilir, en iyisini yapar, en kuralcı olandır.O diyorsa doğrudur, o sezerse gerçektir.Sen konuşursun dinlemez, öyle değil dersin inanmaz, ufalırsın karşısında, yeniden ilkokuldaki yıllarına dönersin, azarlanırsın, incitilirsin, bir tarafa itilirsin. Kalbinde kalan en son sevgi zerreciklerini bile alır senden, zorla alır götürür, kökünü kurutur, çoraklaştırır. Üstelik çocukken azarlanmaya benzemez yetişkinlerin azarlanması, daha bir derinine iner, savunmalarında daha da büyük darbeler yersin karşı taraftan.Üstüne üstlük bir de sen suçlu olursun gözünde…Günün, gecen, hayatın zehir olur.
Boğazında kocaman bir düğümle dolaşırsın, etrafındaki güzel figürleri kıskanarak izlersin; her şeye rağmen desteklenenleri, sırtı sıvazlananları, kucaklanarak aferin denilenleri...İçin acır, tüm güzelliklerine, ışığına ve iyiliğine rağmen sana sırt çevirilmesini hazmedemezsin.

O ise sıkıntı yüzünden başına gelen hastalıklara inat, başarıyla kazandığın savaşına inat, hep tepeden bakar sana..Yutkunmadan konuşmaya devam eder, nefes almadan, pişman olmadan, içindeki her şeyi kusana, kapıları yüzüne kapatana kadar...
Sen ise aynaya bakarsın ve "Neden ?" dersin…
Neden ben iyi olanı hak etmiyorum?

Elindekini yere düşürürsün, umutsuzca uçar gidersin bir yerlere...
Bir yanın hep eksik kalır ve içinde bir yerlerde hep bir şeyler sızım sızım sızlar…
Çünkü O ne diyorsa doğrudur, O ne seziyorsa gerçektir.
Sen; küçücük bir zerresindir, kalbindeki sevgiyi ayakta tutmak için çabalayan, küçücük bir zerre…

17 yorum:

Maviye Yolculuk dedi ki...

Olsun yine de tüm bunlara rağmen, akça pakça ve dimdik olmak, iyi olmak daha değerli hayatta. Aslında üzülmesi gereken ve sonunda üzülenler de iyinin kıymetini bilmeyenler oluyor...Sevgiler.

gribulut dedi ki...

çok içten olmuş

Ful yaprakları dedi ki...

maviye yolculuk;

evet, herşeye rağmen..

gribulut;

fazlasıyla içten oldu, içim öyle yanıyordu ki..yazarak rahatlatmaya çalıştım ruhumu...

pommeler dedi ki...

Her zaman bi nedeni yoktur aslında bazıları sadece acıtmaktan zevk alır

Kedila dedi ki...

Vermeyenden sevgisini bekleme, konuşsun aldırma .. sen kendini sevecek ve onaylayacaksın. Kendi yarattıkllarına onun vermediği sevgiyi misliyle verip mutlu olacaksın. Yoksa sürekli için acıyacak ve tek yaşamın var ...

Sevgiler..

ıvır zıvır... dedi ki...

sen elmayı seviyorsun diye ... elmanında seni sevmesi şart mı ? (NH)
değil diyesim geliyor ama ...:S bu şey
ne bunu yazanın ne de yazdıranın suçu belkide...
sabırlar..

guguk kuşu dedi ki...

Hay Allah yaaaa. Okurken çok etkilendim. Giderek daha dikkatli okudum. Sonra başa dönüp daha da dikkatli bir şekilde yeni baştan okudum. Öyle bir anlatmışsınki....seni anladım, içimde o acıyı duydum sanki. Düşündüm, düşündüm......en doğru olanı yazmak istedim sana...
İlk olarak çok kırıgısın belli; insan çok kırgınken genellemeler yapar: sen zaten beni hiç sevmezsin, sen zaten hep böyle bağırırsın....Belki olaylara, geçmişe daha bir sakin bakabilirsen, bunların doğru ama bu kadar da yoğun olmadığını görebilirsin.
İkinci olarak, 5 sevgi dili diye bir kitap okumuştum. Sen sevgini sözel ve dokunsal olarak ifade eden biri olarak onun sevgisini anlamak için aynı şeyleri bekliyor olabilirsin. Oysa o sevgiyi farklı şekilde ifade ediyor olabilir ve doğal olarak o da karşılığında senden aynı ifadeyi beklemektedir, yani senin sevgi sözlerin ve dokunuşların onda aynı anlamı oluşturmayabilir. Belki de sana olan sevgisini faturaları hiç aksatmadan yatırarak, vs vs...
üçüncü olarak, neden bu kadar onaylanma ihtiyacı içinde olasın ki, doğru olduğunu bilmek için neden illede onun onayına ihtiyacın olsun ki. Sen bu ihtiyacı ve ihtiyacın nedenini çözmeden bu sıkıntı yakandan düşmeyecektir. Sana ayna tutuyor olmasın?
uzun oldu biliyorum ama istedim ki yüreciğin sıkılmasın, bilirim yürek sıkıntısını...nedense seni anladım hem de çoook. Kim bu bilmem ama burcunu merak ettim aslında. Ne olur kendini sev.

beyaz mendil dedi ki...

Canım benim ya yazın çok ama çok hüzünlü.Her ne olursa olsun sen kendin için savaş,kendin ol.Fazla da kendinden verirsen daha da bitersin.Hayat çok kısa hiç bir şey için değmez üzülmeye,bazende üzen olmalı insan.

Ful yaprakları dedi ki...

Sevgili Pommeler;

Evet neden aramak yanlış belki de..

Sevgili Kedila;

Yorumlarını seviyorum,evet evet kendimi sevmeliyim, seviyorum seviyorum da..kolay inciniyorum daha sağlam olmalıyım:(

Sevgili ıvır zıvır;

Tabii herkesin beni sevmesini bekleyemem, ancak bazı kişiler vardır ki hayatta sevgisine ihtiyaç duyarsın...Sabırlıyım :))

Sevgili Guguk kuşu;

Özenli yorumuna çok teşekkür ederim, okurken herkesin etkilenmesi beni de etkiledi, yazarken içten ve etkileyici olmaya çalışıyorum ve bunu başarıyorsam yazmak adına iyi bir şeyler yapabiliyorum demektir. Her ne kadar acı bi konu olsa da bu :((
Beni anlaman beni çok çok mutlu etti, insan bazen yalnız olmadığını duyunca çok mutlu olur ya, aynen öyle.Burcu KOÇ bu kişinin...

Sevgili beyaz mendil;

evet ilk başta da dediğim gibi daha sağlam olmalıyım daha sağlam!

glgn dedi ki...

evet..yazarken içten ve etkileyicisin..bir kaç kere üstüste okuma ihtiyacı hissettim..sevdiğim için defalarca okudum,hissetmeye çalıştım..hissettim.. sağol..

guguk kuşu dedi ki...

Sevgili Ful, peki bugün nasılsın?arada bir aklıma geldin gece. Bir yüreği uzun süre sıkmaya gelmez. Düşün belki de o anlarda kaç hücren zarar görüyor ve allah kkorusun belkide bazıları kontrolsüz büyüme kararı alıyor. Ben kanserin hep bundan kaynaklandığını düşünmüşümdür. Birşeylere sıkarsın kendini ve fizyolojik tolerans sınırını aşacak kadar yaptığında hücreler üzülür ve sana yardım etmek için askerlerini arttırmaya karar verir tüm iyi niyeti ile. Sonra artarlar artarlar senin için savaşacaklardır, ful üzülmesin diye...ama sonuç umulan gibi olmaz. Hücrelerine iyi bak bugün emi....

özlem dedi ki...

İnsanın en çok sevgisine ihtiyaç duyduklarının sevgisizliğinden canı acımaz mı zaten?
Sevgilerimle...

Ayça dedi ki...

"Bir yanın hep eksik kalır ve içinde bir yerlerde hep bir şeyler sızım sızım sızlar…" Bu cümle öyle içimi sızlattı ki...

Aklıma yıllar önce yazdığım şiir geldi;

"Avucumda kanayan
Eksiğin bütünü nerede?
Kanayan
Eksik hayatın bütünü nerede?
Avucunun tam ortasına,
Bir bıçak sapla,
Ve elime sımsıkı sarıl.
Eksilerek kanın,
Eksilerek kanım
Sızdırsa da parmak uçlarından
Eksiğin bütünü
Belki senin avuçların içinde..."

Cheetos dedi ki...

Sevgili Ful, duygularını öyle sade ve içten yazmışsın ki, sanırım pekçoğumuzun hislerine de tercüman olmuşsundur :)

Hepimizin zaman zaman yaşadığımız son derece insani duygular bunlar.. Bununla birlikte bizler artık ciddi bir değişim-dönüşüm ve tekamül yolunda ilerliyoruz. O yüzden "sağlam olmalıyım" fikrin dikkatimi çekti, "sen zaten sağlamsın"; sağlam olmalıyım dediğin zaman bir yoksunluk durumundan sözetmiş oluyorsun diye düşünüyorum. "Kendimi seviyorum, sağlam adımlarla ilerliyorum, ayaklarım yere sağlam basıyor, seviyor-seviliyorum" gibi kursan cümlelerini zaten var olan bir durumu yansıtmış ve zenginleştirmiş olursun, sen ne dersin?
sevgilerimle..

Ful yaprakları dedi ki...

Sevgili glgn;

içtenliğimi fark etmen beni memnun etti:)

Sevgili guguk kuşu;

çok ama çok haklısın, insan kendini bir raddeden sonra daha da üzerse hastalıklar çıkıor ortaya..Dikkat edeceğim kendime, fazla sıkmayacağım artık.Derdimi içtenliğimi hissedip paylaştığın için sonsuz teşekkürler...

Sevgili Özlem;

evet, en çok sevgiye ihtiyaç duyduklarımızdan aldığımız darbeler bizi üzüyor.yoksa önemsiz insanların beni kırmaları vız gelir ama değer verdiklerinden geldiğinde işte o zaman üzücü oluyor..

Sevgili Ayça;

Anlaşılan benzer duygular yaşamışız, şiirin çok içten ve çok güzel, çok etkiledi beni..

Sevgili Cheetos;

evet sağlam olmalıyım değil sağlamım diyorum artık:) Sapasağlamım ve ayaktayım!

Güzel yorumlarınıza çok çok teşekkürler...

GeCe dedi ki...

böyle bir yazıyla ilgili söylenecek herşey söylenmiş bence guguk kuşunun analizi çok doğru diğer yandan ben de zamanla hayatta en merkezi şeyin kendi huzurun olması grektiğini öğrendim, çünkü gerçekten sağlığımızı etkiliyor ve bu durumda sorunları çözecek güç kalmıyor

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

öyle bir yazıydı ki, birine kendini böyle hissettirecek bir şey yaptıysam yazık bu yaşadığım hayata dedim.

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!