Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

13 Nisan 2009 Pazartesi

"Penceremdeki manzara"

Hayatımız bu pencerenin ardında gördüğümüz manzaralardan ibaret...
Bazen yağmur damlaları vuruyor cama, bazen kar kıyamet gök görünmüyor, bazen güneş sızıyor içeri pırıl pırıl sıcacık..ama er ama geç bir hüzün bir mutluluk devri daim geziniyor sırtlarımızda.
Elif Şafak'ın aşk romanında da altını çizdiğim Mevlana'nın yüreğinden bir satır gibi :
"Ellerinize dikkat edin. Sürekli açılıp kapanır parmaklarımız.Tutar ve bırakır,bırakır ve tutarız.Bir içe bir dışa.Yumruğumuzu sıktıktan sonra mutluka açarız.Öyle olmasaydık felçli olurduk.Varlığımız da böyledir.Bir an gelir açılır, bir an gelir kapanır.Kâh sıkışır yüreğimiz, kâh ferahlar.Bu tezat gibi görünen haller varlığın özüdür.Kanat çırpan kuşlara bakın.Kanatlarının nasıl hareket ettiğine dikkat buyurun, bir aşağı bir yukarı.Bir hüzün bir saadet.Böyledir hayat.Hoş bir kararda, ahenk içinde, dengede."
Gerçekten de böyle hayat, bir mutluyum bir hüzünlü.
Sevgilimi askere uğurladım, cumartesi günü geldi ailemle vedalaştı ardından güzel bir gün geçirdik,ışıl ışıldık,her şey veda anına kadar iyiydi ama günün sonuna yaklaştıkça sönmeye başladık, gözyaşlarımızı gizleyemedik, derin sarılmalar, öpüşmeler,yüzünün her detayını hafızaya yerleştirmeler - hoş albümler dolusu fotoğraf da olsa elimizde bu detayları anımsamak bambaşka bir şey...
Dün teslim olmadan aradı vardığını söyledi, ardından akşam 8 gibi aradı teslim olmuş ve hâlâ işlemlerini yapıyorlarmış uzun sürecekmiş dedi.Telefonu açtığımda ilk sözü "seni çok özledim" oldu.Sesini duymak bana ferahlık verdi ancak acemi askerlikte her an her dakika araması mümkün değil.Kimbilir ne iştimalar yapacaklar, ne kadar yorulacak ya da verilen görev zor olacak, belki nöbet tutacaklar, belki üşüyecek belki aç kalacak bilemiyorum ama arama sıklığı da az olacak elbetteki.Cep telefonuyla haşır neşir olmayı sevmeyen ben nereye gitsem elimde telefonumu götürüyorum ararsa beni bulamaz bir daha armaya fırsatı olmaz diye, daha bugün sesini duyamadım.Arada gözlerim doluyor, dün gece de pek uyuyamadım.Sanırım bir kaç gün alışma dönemi sürecek, böyle kalbim kafesteki bir kuş gibi pır pır atacak, midem biraz ağrıyacak, biraz panik biraz sakinleşmeye telkinli bir hal sergileyeceğim.
Bunu aşmak için arkadaşlarım var çok şükür, her haftasonu bir program yaparız dedik, bir yerlere gideriz hiç olmadı Moda'ya iner birer çay içeriz.Annemle boğaz turuna çıkarız, grubumuzla büyük ada'ya gideriz.Şimdi bir boşlukta olmam doğal, hele ki benim gibi çok hassas yapıda bir insan için zor günler bunlar.İyi bir yere düşmesi, kısa dönem olması, havacı olması mucize!En azından havaların ısınmasını bekliyorum dört gözle, daha çok gezmek daha çok aktivite yapmak için, sevgilimin benden istediği de bu.Gez, mutlu ol, tatile git,sen mutlu olursan ben de mutluyum demişti.Çok doğru,artık sıyrılmalıyım bu halden,bu kadar zor bir dönemden geçiyorsak demek ki mutluluk çok yakın, güzel günler çok yakın demektir.
Tek eksiğim işyerimde kafa dengi arkadaş bulamamak.Bugüne kadar 5 işyeri değiştirdim ve herbirinde bugüne dek görüştüğüm çok çok iyi arkadaşlıklar edindim.Ancak burda anlaşabileceğim kimse yok.Herkes fazlasıyla yaşlı benden, epeyce alaturka, kimi evlenmiş ayrılmış, kimi evli çoluk çocuğa karışmış, kimi çok patavatsız, kimi görgüsüz... Oturup da sohbet edeceğim kimsecikler yok.Bir kişi dahi...Tamam havadan sudan konuşacak çok insan var ama odaya girdiğimde baştan aşağı süzüyorlar beni, kıyafetime bakılıyor, onlara ilginç geliyorum herhalde, ya da tam tersi selam verilmiyor.Bir şey söylüyorum ve cevaplara bakıyorum ki umut yok biz bambaşka dünyalarda yaşıyoruz...
Cuma günü tüm kurum neredeyse akşam eğlenmek için program yapmışlar, sağır sultan ve uçan kuş dahil herkes biliyordu, ben hariç! Kimse söylemedi, ben gidip de rakıları devirip eller havaya yapacak biri değilim zaten tarz itibariyle ben alternatif mekan, açık hava, festival insanıyım, fazlasıyla farklı kalıyorum onlara göre ama usulen de olsa söylenmeliydi bence...
Her neyse hiç bir şey belli olmaz, belki de kafa dengi bir arkadaş gelir işe, yeni işe alırlar belki.Birlikte yemek yeriz, çay molalarında dertleşiriz akşam eve dönerken bazen program yapar bir yerlerde yemeğe gideriz.Hep eskiden alıştığım buydu, ama burada nedense böyle bir durum var,koca gün yalnız kalmak da sıkıyor beni, neyse ki karıncalarım var...
Neyse olan biten ne olursa olsun,ben umutla penceremdeki manzaraya bakayım, işimi yapayım, mutlu olmaya çalışayım, eski arkadaşlarımla buluşayım, etkinliklere katılayım,aileme daha fazla vakit ayırayım.
İçimdeki çocuğu daha da fazla dışarı çıkarayım ve kabarık kırmızı saçlı, içi dışı rengarenk, herkesin gülümsemesine hayran olduğu bildik "ful" gibi davranmaya devam edeyim.
Ne olursa olsun olumlu enerjimi ve neşemi kaybetmeyeyim,
Çünkü hayat ahenk içindedir eğer bir hüzün varsa ardı muhakkak mutluluktur, yeter ki biz bu gerçeğe yürekten inanalım...

18 yorum:

Esra dedi ki...

Allah kavuştursun . Sayılı gün çabucak geçer üstelik kısa dönemmiş. Zaten söylemişssin sende baharın keyfini çıkar.
iş yerlerinde arkadaş edinmek zor çünkü kıskanç , dedikodu yapan , birbirini ezmeye çalışan o kadar çok insan var ki ben mutluluğu iş yerinde aramıyorum artık görev bildim işi sadece kendime. dostlar, mutluluk, paylaşım dışarda pencerenin ardında...

Ful yaprakları dedi ki...

Sevgili Esra,

Çok teşekkürler,

İş yerlerinde arkadaş edinmek çok zor evet, hatta edinsen bile bunun kalıcılığı da imkansız gibi.

Ben bugüne kadar şanslıymışım demek kli çok iyi dostlar edindim inşallah burda da iyi dostluklar edinirim:)

beenmaya dedi ki...

Allah kavuştursun...iyi şeyler düşün ve hisset ki daha kolay, daha çabuk geçsin zaman...

Ful yaprakları dedi ki...

Beenmaya'cım,

Çok teşekkürler,

Evet parola bu daha iyi düşün daha iyi şeyler olsun!

Eylem dedi ki...

allah kavuştursun.umarım tez zaman da gelir.iş yeri çok önemli.işyerinde insan ailesinden çok arkadaşlarını görüyor ve onlarla vakit geçirmesi gerekiyor o yüzden çok önemli.

İDEA dedi ki...

Sonuna doğru bu yazıya nasıl yorum bırakayımda toparlayayım diye düşünürken bana fırsat bırakmamışsınız.Kendi sorunuza kendiniz cevap vermişsiniz.

Bu arada meslektaşız.Belki bir gün istanbulda yaşamak zorunda kalırsam yollarımız kesişir.Kimbilir??

Ful yaprakları dedi ki...

Eylem'cim çok teşekkür ederim:))

Ful yaprakları dedi ki...

IDEA'cım ,

Meslektaş olabiliriz ama tam olarak buraya yazmadım :))
Hafiften gizemi seviyorum:))

İDEA dedi ki...

Farkındayım farkındayım.Boşver söylememek en güzeli bende yazmam,bahsetmem.Burada başka bi ünyam var çünkü.Böylesi daha güzel inan.Ama ben anladımmm nereen biliyor musun?

İÇİNDEKİ ÇOCUĞU ÖLDÜRMEMİŞ OLUŞUNDAN :))

Ful yaprakları dedi ki...

:)))
içimizdeki çocuk hep böyle kalsın, biz büyüyoruz ama o çocuk inan bana içimizde kalmazsa hayatın tadı çıkmaz.
dedikodulu, ağır askak, soğuk, suratsız insanları ve ortamları sevmiyorum ben neşe ve saflık olmalı ki hayatın tadı çıksınd değil mi ama:))

İDEA dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum.O saflıkta sadece bir yerde var değil mi FULL :))

Ful yaprakları dedi ki...

evetttt :)

::puck-robin:: dedi ki...

su gibi gitsin su gibi gelsin hadi bakalım.

uykusuz dedi ki...

Önemli bişidir bu, bir test bir disiplindir. İkiniz içinde bir sürü kazanımlar getirecek bir tecrübedir.
Kısaca anlatayım;
asker kökenliyim, askeri lisede okudum sonra ayrıldım. Universite bitti askere gittim, uzun yıllardır birlikte yaşadığım bi sevgilim vardı. İlk olarak piyadeydim, sonra tankçı oldum, ziyarete koşmak 15 dakika, dağdan iniyorsun, tabii anonsu duyarsan. Sonra İngilizcem sağolsun dereceye girdim Harp akademilerine gittim, Leventte. Evim Mecidiyeköyde, 3 durak :( . O zamanlar cep telefonu yeni çıkmıştı, borç harç para biriktridim askerdeyken sevgilime cep telefonu aldım rahat ulaşabileyim diye, O son 1 hafta kala beni terkedip eski sevgilisiyle nişanlandı. Tabii bunu herkes benden sakladığı için 2 yıl sonra öğrendim.
Benim beyin biraz sorunlu, 8 ay kısa dönem yaptım ama gelin bir de bana sorun, ki önceden tecrübeliyim.
Zorlanmak askeri açıdan değil, tamamen psikolojik elimde olmayan nedenler.
Hiç izin kullanmadan bitirdim.
Gene çağırsalar gene giderim.
Sayılı zaman çabuk geçer, ama ikiniz de bir başka olgunlaşacaksınız, paylaşım duygunuz gelişecek, daha bir sürü şey. Çok iyi olacak inan bana. Bak bakalım sevgilindeki değişimi gözleyebilecekmisin,

Ful yaprakları dedi ki...

Sevgili uykusuz,
zor ve kötü bir tecrübe yaşamışsın yani kız arkadaşının eski erkek arkadaşıyla nişanlanması üstelik sen askerdeyken bunu yapması çok üzücü:((
ben ondaki değişimi çok merak ediyorum çünkü çok gergindi askere gitmeden bambaşka biri olmuştu, bence benim kıymetimi anlaması ve benim de onun kıymetini anlamamız için bir fırsat, bir dinginlik dönemi, özlem aramızdaki bağı daha da sıkılaştıracak ben buna inanıyorum:)

defne dedi ki...

hayat çok garip bir anımız bir anımızı tutmuyor.
evet aynı bir kuşun kanat çırpması gibi..

uykusuz dedi ki...

Bugün çok yoğundum , hatta saat 22 de tekrar gidip çalışıcam, inceleyememiştim blogunu, saş köşede manic street preachers i görünce pek bir mutlu oldum,
al bakalım sende vardır ama, gene de bulunsun,
http://linkshareddl.blogspot.com/2008/04/manic-street-preachers-discography.html

GeCe dedi ki...

allah kavuştursun alışmak zor olacak elbet ama geçecek gün gelecek sen bile unutacaksın
arkadaş mevzusu çok önemli bende sürekli yalnızım iş yerinde seni çooook iyi anlıyorum

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!