Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

28 Mayıs 2009 Perşembe

"İvedik soyu ve şehrin kadınları"

Nerelerdeydim?
Bilmiyorum, öylesine günleri geçiriyorum; iş-ev, ev-iş arası gidip geliyorum.
Sabahtan işyerinde dolaplarımı toparladım biraz, evraklarımı, dosyalarımı,masamın üzerini, karıncalarımın dağıttıklarını bir güzel düzenledim.
Şu an fonda Erdem Yener'in "belki" si çalıyor, ben de sakin sakin işlerimi yapıyorum...
Rutine o kadar bıraktım ki kendimi sormayın, gece dışarı çıkmayı pek bi özledim.
Hele konserler, dans, eğlence, festivaller...
Sevgilim askerde olduğu için onsuz bir tadı yok hiçbirinin, zaten gidelim desem de eve dönüş soruınu var. Arkadaşlarımın çoğu benim gibi, arabasız:) Bu nedenle bu koca şehirde bir yerden bir yere gitmek hele ki gece vaktiyse çok zor..Eskiden gece konser çıkışı ya da tiyatro çıkışı dolmuşa atlar eve giderdim, gece 11 ya da 12 fark etmezdi. Çok sorun yaşamazdım, şimdi saat 9 da bile her türlü garip tip etrafta belirmeye başlıyor. Keşi, hapçısı, sapığı,hırsızı..Etrafıma bakıyorum hep garip garip kılıksız tipler, mesela bunlardan sadece biri geçtiğimiz akşam başıma geldi. Geçen akşam 9buçukta dolmuşa bindim yanıma bir adam oturdu, adam demek yanlıştı aslında Recep İvedik gibi bir şey...O sırada cüzdanımdan dolmuş parası çıkarıyordum, önce cüzdanıma baktı,ardından yüzüme yan yan, sonra yine cüzdanıma..ve sonunda bana bir bakışı vardı ki, yerim seni gibilerinden iğrendim..ödüm patladı.bu ne cürret dedim içimden..Baktım gayet rahat davranıyor,ayağını falan ön koltuğa dayanmaya başlayıp yayıldı,o kadar rahatsız oldum ki elimde para verme bahanesiyle kalkarken, utanmaz bir de dedi ki "ben uzatırdım paranızı". Çekilir misiniz dedim sertçe, ağır ağır çekildi de şöföre bir şey sorma bahanesiyle iki koltuk öteye oturdum ama yine de içim rahat gidemedim eve kadar...
Eskiden bunları yaşamıyordum, bu kadar yüzsüzce muhattab olmuyorlardı, şimdi sanki hava karardığında dolmuştaysan potansiyel sarkılacak kadın oluyorsunuz gözlerinde.O kadar iğrenç bir zihniyetleri var ki.
İşte bu yüzden çoğu konseri kaçıracağım bu sene, arabası olan diğer arkadaşlarım da benim tarzımda değildir, Sortie gibi yerlere takılırlar, sarışın hatunlar, yüksek topuklar, jöleli adamlar, aynı ritmde müzikler, ki öyle ortamlardan nefret eden biri olarak onlara da ben takılmam:)
Netice, bu ciddi bir sorun halini almaya başladı, araba alacak param yok, daha ehliyetim bile yok:) Zaten babam da ikinci bir engeldir, bir anı bir anını tutmaz, bazen git gez kızım kalın hatta iki gün der, bazen de akşam 10'da gelince kıyamet kopar 2 gün konuşmaz. Zaten minyon olduğum için yaşımın ilerlediğini de göstermediğimden gözlerinde hala 17 yaşındaki kızları var...
O yüzden süt dökmüş kedi gibi melül bir halim var son günlerde, işimi yapıyorum, spor yapıyorum, bol bol arkadaşlarımla görüşüyorum.
Haftasonu mezun olduğum kolejin mezunlar gününe gideceğim, gelecek hafta bir festivale bir ara takılacağız galiba, sonra da arkadaşlar ada'ya bekliyor beni.
Evde de yapacak epey iş oluyor ama en çok istediğim ayaklarımı uzatıp serin esen balkonda etrafı izlemek, bu bir de soğuk bir bira eşliğinde olursa değmeyin keyfime:)

17 yorum:

Ayça dedi ki...

"eskiden" lafı ne kadar tanıdık. bunu hep düşünmüşümdür. ya biz yaşımız ilerledikçe daha tetikte yaşıyoruz, yaşımız küçükken cahil cesareti derler ya(mecazen söylüyorum) galiba öyle bir cesaret vardı... bu şehirde zaten öncesini bilmiyorum :) havanın kararmasına gerek yok adamların içine düşmesi için, o kadar çirkinler. ama istanbulumda böyle değildi. her yer kirlendi. insanlar nasıl bu kadar cüretkar olabiliyor anlamak mümkün tabii, "cehalet" ... dert etme hiç nasılsa sevdiceğin geldiğinde her yere birlikte gideceksiniz ve içine sinecek :) onlarsız hiçbir şeyin tadı yok :)

Ful yaprakları dedi ki...

Kesinlikle Ayça'm,
cesaret konusunda haklısın:))daha bir cesaretliydim ama o zaman bu kadar tipsiz adam yoktu sokaklarda, şimdi öyle çoğladılar ki yüzlerinden akıyor resmen.
Zaten şurda bir kaç ay kalmış biriciğin askerden gelmesine:))Ondan sonra o yanınmda olunca dediğin gibi her şeyin tazı tuzu yerine gelecek:)

funda dedi ki...

Neyse sabret hiç olmazsa askerden gelince sevgilin beraber takılırsınız gece karanlığı tehlikelerinden de uzak kalırsın böylece...

Ateş Böceği dedi ki...

İnan bu tipler her yerde .İnsan tedirgin oluyor gitmekle gitmemek arası gerçi benim memelekette ulaşım pek sorun olamz en uzak yere 45 dk bilemedin 1 saatte gidersin bu açıdan şanslı sayılabilirim .Ama inan insanlar gayet rahatlar her türlü sözlü yada başka türlü tacizi yapma konusun da .

Konserler eğlenceler güzeldir.Bende uzun zamandır gitmiyorum konsere tiyatroya özledim tıpkı senin gibi

sevgilerimle

Dolunay dedi ki...

bendecede canım bosver konserı fılan.arkadasın gelınce bol bol gıdersınız.sımdı onsuz gıtsen ıcınede sınmez.magandalarla goz goze gelene kadar sabret bıraz daha.naçizane fıkrım.sevgılerımle

Ful yaprakları dedi ki...

Funda'cım,
Sabrediyorum:)
Sabrın sonu selamet:)))

Ful yaprakları dedi ki...

Ateş böceğim,
ulaşım çok önemli ya,
eğer ulaım sorununda yoksa tiyatroya gitmek gerek ben sezonda 10 oyun izlerim neredeyse:)
yaz sezonu özel tiyatroların bir kısmı oyun çıkarıyor,

Sevgiler,

Ful yaprakları dedi ki...

dolunay'cım,

evet evet beklemedeyim:))
ama tüm konserler yazın, kışın yok ki :))

Dolunay dedi ki...

bu yazda konsersız gecsın fulcum.bakarmısın nasılda enısteyı tutuyorum :) Saka bır yana ıkınızede mutluluklar.

Japon Balığı dedi ki...

kadın olmak zor zanaat birde üstüne özgürlüğümüzde kısıtlanmaya çalışılıyor. insanın kanını donduracak o kadar çok haber okuyoruz ki korkmamak elde değil.

Serhat dedi ki...

Sevgili Ful, sana kesinlikle hak veriyorum. Ayça gibi ben de İstanbul'u bozulmamış kabul ediyordum ta ki son ziyaretimize kadar. Artık iyice çirkinleşmeye başladı insanlar. Ben çocukken bu şehre vize koyalım mı diye düşünüyorlardı. O zamanlar yapsalardı şimdi belki gerçekten yaşanacak bir şehir olurdu.

Bu arada unutmadan, sorduğun sorulardan iki tanesine cevap verdim fotonomide. Kendine iyi bak

Pırıltılı cadı dedi ki...

ful um benim:)
görüşsek mi napsak:)
ben 2gundur işe gıtmıyorum, koptum hayattan, bademcıklerım şişmiş, aman dıyorum ınsanın saglıgı gıbısı yok.. yazılarını da okumadım, ınan bılg acmak ıcımden gelmedı, guzelde oldu, uzaklasmak ıyı bazen dimi:)
kendıne ii bak salgın varmıs etrafta, ilk tayfa bızlerız sanırım:)
sevgilerimlee

Jojee dedi ki...

buaralarda benim ders çalışmam lazım ama ben nerelerdeyimm offf off:(

GeCe dedi ki...

öyle valla doğrusu gündüz vakti bile özellikle toplu taşıtlarda zor oluyor biraz eli yüzü düzgün biriysen

gaialbedo dedi ki...

Yazın aklıma kız arkadaşımın bu haftaiçinde yaşadığı iki benzer olayı getirtti.
Birincisinde üniversiteden çıkıyor ve buluşma yerimize gelicek. Otobüste adamın biri ona gözleriyle tecavüze ediyormuş resmen. Bununla da kalmamış otobüsten inince takılmış peşine "size bir şey ikram edeyim, oturup konuşalım" dememiş mi?
Diğeri de cuma günü yaşanmış. Vapurla karşıya geçerken iki kişi yanına gelip oturuyor ve benzer şeyler tekrarlanıyor.

Çirkin şeyler yaşanıyor gerçekten.

Kadın olmak zor, yanına şu gözlere bi çeşit gaz püskürten spreyler varya onlardan alalım bulunsun yanında dedim. Hemfikiriz bu konuda:)

Çirkin şeyler yaşanıyor gerçekten.

uykusuz dedi ki...

Ful, malesef değerler bir bir tükeniyor, dikkat ediyorum, bu akp iktidarının başladığından beri tecavüz, gasp, cinayet, hırsızlık vs inanılmaz derecede arttı. AB uyum yasaları dediler cmuk dediler, garip garip diziler koydular,lan-gavur dediler , e tabi imam ....sa cemaat ...ar misali, kültürsüz,saygısız, görgüsüz asalak insanlar doluştu.
Araban olmasın boşver, dertten başka birşey değil.

Adsız dedi ki...

selam ben senay, gercekten super bir site, eger facebook veya twitter varsa eklemek isterim...

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!