Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

22 Aralık 2010 Çarşamba

"Patron çalışanını yer, budur kapitalizmin kuralı"

Herkese günaydın!

Ful diyor ki, "Dün için 256 sayfa görüntüleme ve 161 ziyaretçi istatistiğim var, ancak yalnızca "3" yorum aldım , bu durum beni şaşırtıyor."

Reklamları verdiğime göre şimdi bugünkü yazıma geçeyim:)

Başlıktan ve bu güzel ilüstrasyondan anlaşılacağı üzere yine ofis bunalımlarıyla ilgili bugün yazacaklarım.

Ama hep kendi başıma gelenleri anlatıyorum, bu seferde değişiklik yaparak çok yakın bir arkadaşımın başına geleni paylaşmak istedim.

Zaman zaman onunla ne kadar benzeştiğimizi düşünüyorum, sanırım artık insanlardan darbe yiyenlerle telepatik bir bağ kurmaya başlayıp hepsini yanıma çekmeyi başaracağım :)

Arkadaşımın aylardır üzerinde çalıştığı ve gerçekleşmesini çok istediği bir proje vardı, güzel bir fikirle ortaya atmıştı bunu, uğraşıyordu epey tabii çok detayını bilemem ama benim bildiğim en son her şeyin hazır olduğuydu.
Dün moralini bozmuşlar epey, kendi projesiyle çakışan, onunla ilgisi olmayan ama projesine benzer başka bir proje, onunkinden 1 ay önce yapılmış ve kendisinin bundan da haberi yok.

O da proje sahibi adamla konuşmak için randevu almış, çıkmış odasına demiş ki böyle böyle keşke bana da söyleseydiniz iki projeyi birleştirirdim ya da size destek olurdum.

Adam iyi yaklaşmış "bir daha böyle bir proje yapar mıyız bilemem ama olursa aklımızdasınız sizin departmanla işbirliğine girebiliriz, yalnız şimdi siz bu projeyi bizimkine pek benzediği için biraz değiştirerek uygulamak zorundasınız" demiş.

Arkadaşım,projesinin değişime uğrayacağından dolayı kırgın ama en azından anlaşıldığını düşünerek daha güçlü bir şekilde çıkmış adamın odasından. Projesinin tamamının değil yalnızca bir kısmının yapılmasına karar verilmiş.

Derken amiri arkadaşımı yanına çağırmış, o da saf saf olan biteni anlatırken amiri adam demiş ki büyük bir sakinlikle, "ben x beyle konuştum, sizden yaşça büyük ve tecrübeli biriyle böyle gidip konuşmanız hesap sormak gibi anlaşıldı, bana göre saygısızlı bu!" demiş.

Arkadaşım pamuktur, asla öyle gidip de hesap soracak bir tavrı da yok hani ben kefilim, cici bir kız.
Nasıl üzmüşler onu...
Arkadaşımda demiş ki "ben x bey'e gittim konuştum, gayet olumlu karşıladı bana hiç bir şey aksettirmedi."
Amir bunu üzerine şöyle demiş "onun terbiyesi, yaşı ve tecrübesi bunu ustalıkla saklamasını sağlar zaten..."

Daaannnnnnn! Dünyalar tatlısı kızın kafasına bir taş iniyor en büyüğünden!Adamdaki lafa bak ben olsam neler derdim kimbilir ya...

Yani bir şeyler yapmak için uğraş didin, sonra birileri haber vermeden başka bir şeyler yapsın, sen kırıl, büzül..sonra bir daha tekrarlanmaması adına kibarca git yüzyüze konuş, bir de üstüne saygısızlıkla suçlan.
Emeğe saygı sıfır...
Adamın yaşı büyük diye hata yaptığında kibar bir dille "bir dahakinde birlikte olabiliriz bundan mutluluk duyarım" demenin neresi saygısızlık, bunlar saygısızlık görmemiş ya...

İşte herkese "koyun" olmayı aşılıyorlar, sus, otur, üç maymunu oyna, ne olacak canım o kadar didinmişsin, o adam yaşça senden büyük ne derse o olur.Hiyerarşik düzende yaşın sözü ne zamandır geçer oldu? 30 yaşında adamlar şirketlerin başında yahu,o zaman hakkını savunmak için 50 yaşın üzerine mi gelmeyi bekleyeceksin?

Sonuç : proje yarım yapılıyor, arkadaşıma saygısız dediler, gururunu kırdılar, peki kimse kusura bakmayın emeğinizi katlettik dedi mi?
Hayır.

Arkadaşımı epey teselli ettim,güzel sözler söyledim morali bozulmasın diye ama çok da sinirlendim bu adamlara, koskaca kurumsal şirket dersiniz bir de, baksanıza neler neler dönüyor o koskoca gökdelenlerin içinde...

Yine dünkü konuya geldik işte,
Emeğe saygı nerede?

17 yorum:

öykü dedi ki...

Gunaydın Ful
hepımızden bıseylerı buldugumuz bu yazılarını okumayı sevıyorum

Ful yaprakları dedi ki...

günaydın öykü :)
Teşekkür ederim

mutlu bir gün olsun! ;)

keLebek dedi ki...

Fulcüm, yok öyle bişiy bu ülkede ne kadar çalışırsan çalış ne okursan oku bellidir senin yerin,yurdun,takdirin vs..
bu ülkede emek vs. 5 para etmez.
boşuna okuduk ettik.
2 kuruş için çalışıp didinelim işte =)

veronika dedi ki...

Günaydın.Arkadaşın adına üzüldüm.İnsanlar artık sadece statü ve para endeksli yaşadığı için ne yazık ki bir çoğu ezilmeye mahkum bırakılıyor bunların altında.
Sen iyi edip yazmışsın da ben haksızlığa hiç gelemediğim için çok sesim çıkar ve bunun içinde bir yerde tutunamadım hiç.Fazlaca bi sinirlendim yazını okuyunca (:

Ama sağol (.
İyi günler

Ful yaprakları dedi ki...

kelebek,
bu ülkede neden her şey bu kadar ters gidiyor :((
ama sanırım Dünya genelnde aynı sorun var insanlar yüzyıllardır emeklerinin karşılığını almak için bağırdı durdu ama sonuç yok:(

Ful yaprakları dedi ki...

veronika,
ben de çok sinirlendim,haksızlık duyduğumda çılgına dönnüyorum :)
ne yazık ki her şey para olmuş bu hayatta :(

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

herkesin yerinin, maaşının ve yaptığı işinin belli olduğu devlet dairelerinde bile bu tür oyunlar dönerken, kaldı ki özel şirketlerde bu tür dümenler çevrilmesin
bizim ülkemizde emek de neymiş!!
genel olarak kim kıymetini biliyor ki bunun
çalışıp birşeyler üretmek de neymiş!!
genel olarak kim anlıyor ki bundan

arkadaşın adına üzüldüm ama şaşırmadım

& Kitap Cadısı & dedi ki...

Selam Ful

Maalesef bir çok iş yerinde durum böyle. 7 yıldır aynı iş yerindeyim. Sabah mesai saatlerini suistimal eden arkadaşlar çok fazla. Sanırım onuları düzenleyebilmek için bizim sevgili patronumuzda 2 kez geç kalanın maaşından kesileceğine dair taahhüt imzalamamızı istedi.ki imzayı attıktan sonra maaşımın tamamı kesilse hiç bir hak iddia edemiyorsun. Kim kontrol edecek gelen gideni peki tabi ki en geç gelen adam. kabul etmedim "imzalamıyorum" dedim imzalardın imzalamazdın bir hayli tartışmalı gürültülü ve üzücü geçti o gün :(
İmzala yada işe gelme yarın denildi bana.....
"çoluk çocuğu korkutmak için yaptığınız şeylere karıştırmayın beni" dedim karaladım adımın üzerini kağıtta. Malesef herkes o saygıyı göstermiyor gösterilmeyi bekleyenlerde asla hak etmiyor.

Sonuç mu bana HIRÇINSIN dediler. Evet Hırçınım napıyım....

:)))

veronika dedi ki...

Çok üzücü evet,olmamalı.Ve Para sadece ihtiyaçları karşılıyor,hiç bir şey değil bana kalırsa.Ama bunu fark eden ne kadar az insan var ne yazık ki.

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Benim yorumum ilk cümleyle ilgili olacak; tecrübelerime dayanarak vardığım sonuç şudur ki; kaç yorum aldığın ne kadar çok ziyaret edildiinle değil, kesinlikle senin başkalarına ne kadar çok yorum bıraktığınla orantılı:)

MODA GEZGİNİ dedi ki...

yazını okudum ful.arkadaşına çok üzüldüm.çok emek vermiş ama onun emeğine saygı göstermeyen fildişi kulelerdeki o kişilerle bi ahbaplığı varki o adama vermişler işi benim fikrim bu.çok üzülmesin benden arakadaşına tavsiye..o ileride çok daha iyi yerlere gelecektir.projeleri hayata geçecektir diyorum.Bloguma bekliyorum..sewgiler

Ful yaprakları dedi ki...

Aynur,
maalesef ben de şaşırmıyorum, enayi yerine koyuluyoruz göstere göstere hemde:)

Ful yaprakları dedi ki...

kitap cadısı,
oo gerçekten zor bir durum yaşamışsın :(((
sesini çıkarttığında sivri durumuna düşüyorsun,
zaten bir kavga ya da tartışma esnasında hep atıp tutanlar arkada kalır sen kendini en önde yalnız bulursun,
ben de çok yaşadım benzer durumları.
umarım şimdi daha huzurlusundur işyerinde.

Ful yaprakları dedi ki...

veronika,
evet bir avuç insanız sanırım:)

Ful yaprakları dedi ki...

Ayşe'cim

doğrudur bunu da düşünmeliyim, ama az yorum bırakan biri değilim ben ya,
bu konuyu iyice bi detaylandırmalıyım sanırım kendi içimde:)
sevgiler:)

Ful yaprakları dedi ki...

moda gezgini,
unuttu çok şükür arkadaşım, 2 gün ağladı ama :)
zamanla daha da iyi olacaktır, ona tavsiyem kendini fazla yıpratmaması, ben de zamanında çok üzüldüm işyerinde artık daha temkinliyim :)
bloguna uğruyorum hemen ;)

Ful yaprakları dedi ki...

MODA GEZGİNİ,
bu arada bloguna girmeyi deniyorum ama profil herkese açık değil diyor,
:(((

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!