Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

20 Nisan 2009 Pazartesi

"Dersimi aldım..."

Televizyonla pek aram yoktur, ancak dün gece televizyon sayesinde hayattan büyük bir ders aldım.Son zamanlarda böyleyim ben, izlediğim,duyduğum,gördüğüm ya da tanıklık ettiğim pek çok olayın sonundan iyi bir netice çıkarıyorum, hepsinin tesadüf olmadığını bana bir şey kattığını, ne olursa olsun mutlaka benim adıma er yada geç iyi bir nedeni olacağına inanıyorum.Kadercilikle karıştırılmasın sakın, ama beni daha dingin yapıyor, asiliğimi yavaştan eliyorum ve arta kalanları edinmeye çalışıyorum.
Dün gece de hayattan güzel bir ders aldım.Nasıl mı?
Var mısın yok musun programını izleyen annemin yanına geldim, baktım televizyonda çok hoş, güleryüzlü bir kız yarışıyor, mavilerin neredeyse büyük bir kısmını açtırmış, kırmızı kutular çoğunlukta.Baktım ki banka 75.000 TL teklif verdi, kız da o ara benim gözüme (bana neyse?) pek bir şımarık göründü, baktım ki ayağında pahalı ugg botlar, dedim ki önyargıyla"ayağındaki botlar kaç lira,hala da bu yarışmaya katılıyorlar, ihtiyacı olan birileri katılsa keşke de yerine ulaşsa para dedim, baksana 75.000 TL'yı beğenmiyor."
O an yarışmacı Tuğba, dışardan baktığımda böyle göründü gözüme, ta ki Acun Ilıcalı'ya hikayesini anlatana kadar...
Hikayesini anlatmaya başlıyor;
Sene 1999; 12 yaşında, babasının işi yüzünden Yalovaya taşınıyorlar.Taşındıkları yaz 17 Ağustos kıyametine yakalanıyorlar.Oturdukları evi yapan şerefsiz,binayı bataklığa inşaa etmiş.Bu nedenle yarışmacı Tuğba'nın oturdukları kat binanın temeline gömülüyor.Bina dışardan bakıldığında iki kat eksik duruyor düşünün. (Deprem bölgesinde bataklığa ev yapabilecek kadar vicdansız o adam ve ona izin verenler nerede acaba,ve şu an ne yapıyor çok merak ediyorum.)
Tuğba o gece odasında uyumuyor, annnesi ve babası da yatakodasında değil Tuğba'nın uyuduğu odada uyuyorlar, Tuğba depremden sonra evin yere gömüldüğünü söylüyor, başına aldığı darbelerle bayılıyor, enkazda kalıyor, uyandığında fark ediyor ki kıpırdıyamıyor, öyle ki tek bir boşluğu yok, nefesi dahi sınırlı alıyor, saatlerce, dayısına bağırıyor sesini duyuruyor, çabalıyor,ona su veriyor, bayılmaması için devamlı konuşuyor, nihayet bir üst katın zeminini delerek kurtarıyor, Bursa'daki hastaneye helikopterle götürüyorlar, hastane tıklım tıklım hemen ameliyata alıyorlar, ama ameliyat sonrası öğreniyorlar ki kolu ve bacağı kangren olmuş; O an annemle fark ediyoruz ki "yarışmacının sol kolu ve bacağı protez." Tüylerim diken diken oluyor, iki dakika önce söylediklerim aklıma geliyor, benim önyargıyla yaklaştığım o kızın başından geçenleri dinledikçe hem yaşadıkları yüzünden hem de cesaretine hayranlığımdan gözlerim doluyor.
Haftalarca hastanede kalıyor,taburcu olduğunda annesi ve babası hastanede deniyor, ağlıyor görmek istiyorum diyor ve bir akrabası 12 yaşındaki kızı sarsarak söylüyor gerçeği;annesi ile babası onun uyuduğu odada sonsuzluğa uyuyorlar.Kendi yatak odalarında hiç hasar yok, kurtulma olasılıkları çok fazla...
Akrabaları ve aile dostları sahip çıkıyorlar Tuğba'ya...
Ne kadar zor, ne kadar acı, ne kadar keskin bir hayat geçirmiş yarışmafcı Tuğba meğerse, oysa dışardan bakıldığında o kadar güzel ve neşeli ki, gözlerinin içi gülüyor adeta!
Bu güzel kız bana kendisi kadar güzel bir ders verdi dün gece,
Onun hayat hikayesini öğrendikten sonra dedim ki, asla ama as-la kimseyi dışardan göründüğü gibi değerlendirmeyceksin,böyle bir huyum yoktur ama arada istemeden de olsa önyargıya kapılıveriyor insan.
Meğer en eğlenceli görüntünün içinde bile sonsuz acı yatarmış...
Yarışmanın sonlarında 201.000TL'lik teklifi geri çevirerek kutusuna gidip rekor kırmayı arzuladı Tuğba, ancak kutusundan 100.000 TL çıkıyor, yine de onun için, geleceği için oldukça iyi bir miktarla ayrılıyor yarışmadan.
Onun adına çok sevindim ve onun cesaretine, neşesine, yaşam mücadelesine hayran kaldım. Bana hayatta ne olursa olsun yola devam etmek gerektiğini bir kez daha gösteren o güleryüzlü güzel kıza çok teşekkür ediyorum.
Dilerim hayatta daima şu andaki gibi güleryüzlü, mutlu ve huzurlu olsun...

40 yorum:

Sycorox dedi ki...

Evet ya aynen bende çok yapıyorum o önyargıyı:(

Elâlemin akıllısı dedi ki...

Dün sadece zap yaparken gördüm o kızı, ve aynı şeyler benim de aklımdan geçti, ne yazık.. Şimdi senin yazınla gerçeği öğrenmiş bulunuyorum.. Ben de dersimi aldım galiba :(

Esra dedi ki...

Bende dün akşam bu yarışmayı izledim ve çok duygulandım. çünkü 99 yılında adapazarında yaşadım depremi. o günleri hatırlattı bana. çok acı olaylarla karşılaştık.o zaman çok acı bir ders olmuştu dayanıksız yapıları yapanlara .umarım unutulmaz daha güvenli yapılarda depremi yasasakta, böyle büyük acılar yaşamayız.

Ayça dedi ki...

Ful günaydın canımmm, hayat işte ne sürprizlerle dolu. insan kendi başına ya da bir yakınının başına gelmedikçe bilmiyor, diğer insanlarla çokça da ilgilenemiyoruz zaten hayat koşturmacası içinde... ders çıkarabiliyor olman bile güzel. hayat sana da hep gülsü, yüzün hiç solmasın emi :) iyi bir hafta seninle olsun :)

ıvır zıvır... dedi ki...

çoğumuz böyle şeyler yapıyoruz...:S
kesinlikle hepimiz ders çıkartmalıyız...

Ful yaprakları dedi ki...

Sycorox;

yapmamakta fayda var, ben dersimi almış bulunuyorum:)

Ful yaprakları dedi ki...

Elalemin akıllısı;

dışardan bakıldığında görülmeyecekşeyler varmış, ben çok utandım kendimden ve düşüncemden...

Ful yaprakları dedi ki...

Esra'cım;

Depremi yaşamışsın hem de merkezine çok yakın bir yerde, geçmiş olsun inşallah bir daha böyle acılar yaşamayız...

Ful yaprakları dedi ki...

Ayça'cımmm,

Günaydın canım:)
Senin de yüzün hep gülsün, mutlu*umutlu kal:)
Güzel bir hafta diliyor ve öpüyorum

Ful yaprakları dedi ki...

ıvır zıvır;

evet bu yazıyı daha doğrusu özeleştirimi yazmamın nedeni buydu benim gibi davranıyor genelde herkes yapmamalıyız...

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Beni de annem çağırdı, izledim biraz. Ne kadar güzel ve pozitif bir insan. Yaşadıkları çok ama çok zor şeyler! Allah kimseye vermesin! Çok şükür dedim annem anlatınca. Bu arada 5,5 ay geçecek merak etme;) İlk 2 ay biraz zor oluyor ama sonra kolaylaşıyor. Seni asker yolu gözleyenler anlayabilir ancak. Gerçekten su gibi geçecek günler!Arada da görmeye gidebilirsen moral olur. İyi haftalar!

::puck-robin:: dedi ki...

böyle büyük bir olay yaşamasına rağmen ne kadar hayat dolu görünüyor.

Ful yaprakları dedi ki...

Kirpikteki gözyaşı'm

gidebilmeyi isterim hem de çok isterim ama babam buna izin vermez sanırım.kaç yaşıma geldim hala kurallarla yaşıyoruz biz maalesef..
belki de acemilikten sonra yakın bir yere gelir ben de giderim ziyaretine:))

Ful yaprakları dedi ki...

PuckRobin,

evet hayat dolu ve mutlu görünüyor, bize güel de bir ders veriyor:)

İDEA dedi ki...

Bir gülümseme ardında neler gizleyebiliyormuş değil mi?

Oysa hayatın içinde gizlenenlerde,gizlenmeye çalışılanlarda ne kadar acımasız,ne kadar can yakıcı.İşte bu yüzden olsa gerek MUTLULUĞUN en değerli hazine olması.

Ful yaprakları dedi ki...

IDEA'cımm,

şiir gibi yazmışsın daha ben ne diyebilirim ki :)

sLn dedi ki...

Hepimiz yapmamamız gerektiğini biliyoruz ama yine de çok sık yapıyoruz maalesef aynı şeyi :( Dersimi aldım diyorsun, ne güzel :) Darısı başıma...

beenmaya dedi ki...

yaşadığı onca zorlu şeye rağmen inanılmaz hayat dolu bir kızdı gerçekten...

Serhat dedi ki...

Şartlar insanı ister istemez stres ve önyargıya itiyor. Normal karşılamak lazım. Belki de alınacak ders, her ne şartta olursa olsun hayata gülmeyi bilmek değil mi? İyi haftalar dilerim Ful

Ful yaprakları dedi ki...

Sln,

evet darısı başına:)

Ful yaprakları dedi ki...

maya'cım;

hayat sevgisi gözlerinden okunuyordu adeta,çok etkilendim.

Ful yaprakları dedi ki...

Sevgili Serhat;

evet önemli olan her şeye rağmen gülümsemek,

anahtar kelime bu:))

Siminya dedi ki...

bak bende şu an senden öğrendim bu durumu şok oldum...depremde 2 tane genç kız akrabamı kaybettim okurken onlar için beklediğim geçmek bilmeyen günlere gittim... onlar yerin 3 kat dibinde çok feci halde bulundular, saçları ve dişlerinden ancak kim oldukları tespid edilebildi :(

Ful yaprakları dedi ki...

siminya, başın sağolsun
dilerim o zeminlere deniz kumuyla bina yapan,bataklığa ev yapan, dereyi doldurup üstüne 8 katlı bina dikme cesaretini gösteren vicdansızlar da ders almıştır.

Eylem dedi ki...

tüylerim diken diken oldu.izlemedim ama okudugumdan bile çok etkilendim.

Jojee dedi ki...

ben izlememiştim ama sen anlatınca o kadar kötü oldum ki inan gözlerim dolu dolu oluyor şuanda.Önyargı ne kadar kötü olduğunu bir kere daha hatırlattın bana..

zoitsa dedi ki...

insan ölemediği zamanlarda daha çok bağlanıyor yaşama ..

guguk kuşu dedi ki...

evet hepimiz o önyargı çukuruna düşüyoruz ama burda bir gerçek daha benim dikkatimi çekti, diyelimki o insafsız mütahit oraya ev yaptı ama onlarında evi almadan önce bi saha araştırması yapması gerekirdi. bu nedenle mi odalar değişildi acaba o gece........ hayat bazen çok garip

meltem dedi ki...

ben izlemedim ama okuyunca çok etkilendim olayın kendisi kadar senin çıkardığın sonuçta çok güzel
eline sağlık iyi ki paylaştın

Ful yaprakları dedi ki...

Eylem'cim benim de izlerken tüylerim diken diken oldu, hele önyargımı fark ettiğimde...

Ful yaprakları dedi ki...

Jojee,

evet aynen öyle, ne demiş Einstein önyargıyı parçalamak atomu parçalamaktan zordur:)

Ful yaprakları dedi ki...

Zoitsa,

çok doğru!

Ful yaprakları dedi ki...

guguk kuşum,

haklısın o açıdan düşündüm bende, ama ne olursa olsun bataklığa imar açtıran adamlar ve oraya bile bile bina yapan satan adam pekala katakulli çevirip zemin sağlam raporu çıkartabilir:(
uff kime güveneceğimi bilmiyorum ben!!

Ful yaprakları dedi ki...

Meltem'cim teşekkür ederim,
siz de yorumlarınızla renk kattınız:)

defne dedi ki...

Sesi çok güzel ya.
Ben de bu güzel kızın bu kadar acı yaşamış olabileceğini tahmşn etmezdim.
Bir kez daha taktir ettim onu.
bütün yaşadıklarına rağmen hayata gülümseyebildiği için..

:)den dedi ki...

Yargılamadan da yaşanabileceğini öğrenmek kendimize atacağımız en büyük adım.
Hatırlattığınız için ayrıca teşekkürler...

Ful yaprakları dedi ki...

defne,

bu kadar acıya rağmen hala gülümseyebilmek,

en zor olanı başarmış bence....

Ful yaprakları dedi ki...

:den,


uzun zaman sonra sizi görmek güzel,

nerelerdeydiniz:)

mumutum dedi ki...

sadece sen misin ki bir böyle yapan :).
bu yazıyı okuyunca bir ayağını trafik kazasında kaybetmiş şimdi çok yakın olduğum bir arkadaşım aklıma geldi hemen. onun durumu bu kadar üzücü değildi ama ona duyduğum önyargılar hemen hemen seninkiyle aynıydı...
yazı için teşekkürler...

GeCe dedi ki...

ben de seyretmemiştim bilmiyordum belki de en pahalı ayakkabıları giyerek hayatın tadını bizden daha iyi çıkarıyor çünkü ne kadar ince bir çizgide yaşadığımızın farkında

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!