
Çocukken, Alice Harikalar Diyarı'nda masalını dinlediğim ilk günden beri, rüyamda Harikalar Diyarı'na gitmek ister,her gece uyumadan önce Tanrı'ya bunun için dua ederdim.
Zannederdim ki o dünya gerçek ve ben orada mutlu olabileceğim.
Sonraki zamanlarda da şu minik mavi yaratıkları yani şirinleri ağaçların,yaprakların arasında aramaya kalkıştığım olmuştu, iyi bir çocuktum ve şirinleri görebileceğime inanırdım.
Ne harikalar diyarına gittim ne de şirinlerle tanıştım ama o günkü saf çocuğu bir kaç yara bere iziyle de olsa,aynı çocuk ruhuyla bugünlere taşımayı başardım.
Yaşadığım onca olumsuzluklardan sonra bile içim hala kıpır kıpır, hala neşeliyim ve hala umut yüklüyüm.
Büyüdüğümü hiç düşünmüyorum, 29 yaşıma gelmiş olsam da, evliliğe yaklaşmış genç bir kadın olsam da hala çocuk ruhuma çok iyi bakıyor, dış dünyanın tüm kötülüklerinden koruyorum onu.Çıkarcı, asık suratlı, bencil, ikiyüzlü insanların ona erişmesine izin vermiyorum.
Yeni bir hayata adım atarken de içimdeki çocuğu benimle birlikte o hayata doğru sürükleyeceğimi biliyorum...
Evlilik deyince, yoğun, koşturmacalı, hızına yetişemediğim günler ardı arkasına ilerliyor.
Yazmak istiyorum ama vakit bulamamanın sıkıntısını yaşıyorum.
Bu hafta yapacağım pek çok şey ise grip salgınından payımı almamla birlikte ertelendi, hatta hala zonklayan sinüslerim ve çıkamayacağını bildiğim ama hala ameliyatla ilgili fırsatım olamayan 20'lik dişimin faaliyetiyle birlikte gül gibi geçinip gidiyoruz diyebilirim!
Heyecanlı günler geçirdim, aileler buluştu, çiçekler, gümüş tepsilerde çikolatalar geldi, kahveler pişirdim, isteme işini tamamladık, söz kestik,fotoğraflar çekildi, lezzetli pastalar yenildi,güldük, sohbet ettik, unutulmaz ve güzel bir gün geçirerek evlilik yolunda ilk adımımızı attık.
Parmağımdaki yüzüğe bakıp bakıp gülümsüyorum şimdi, fotoğraflara bakarken de kalbim daha hızlı atıyor sanki, içim ferahlıyor, bunca koşturmaca, zonlayan kafam bunların hiç biri beni üzemiyor inanın.
Sözlenmekle kalmadım, bu arada bir de işimi değiştirdim biliyorsunuz. Senelerdir her türlü psikolojik işkenceye maruz kaldığım, sabır taşı olsa çatlar dediğim kurum, "eski işyerim" oldu artık...
Çok yakın bir zamanda yeni işyerime yeni karıncalarım ve yeni iş arkadaşlarımla birlikte yepyeni bir adım atacağım.
Hayatım kökten değişiyor, sanki her şey senelerdir bekledi ve aynı anda aynı vakti buldu gibi:)
Bunları yaşamak güzel, hep iyi yönlerinden yakalamak ve güzel yönlerini görmek gerek hayatın.
Mutluluk derserinde sizlere de anlatmaya çalıştığım gibi, hep istemek ve iyi düşünmek bu işin en önemli kuralı.
Olumlu bakar ve yürekten inanırsanız mutluluğu ve masalları aramakla vakit kaybetmez, başkalarının masallarına imrenmez, kendi hayatınızın masalını kendiniz yazarsınız... ;)

6 yorum:
Tebrik ederim çok sevindim senin adına umarım çok ama çok mutlu olursun hayat gerçekten sevince güzel...
Bu arada geçmiş olsun umarım iyisindir...
Icindeki cocugu hic kaybetmemen dilegiyle.. Umarim yeni hayatinda masal tadinda ve essiz guzellikte gunler seni bekliyordur. Cok sevimli bir blog, rastlastigimiza sevindim.. Sevgiler..
yeni başlangıçlar gibisi yok, kıskandım birden seni! mutluluğun daim olsun ve geçmiş olsun bu arada :)
Yeni yollarına hep mutluluklar çıksın Sevgili Ful, heyecanın da pozitif hissiyatın da daim olsun...
Tebrikler ve Sevgiler
tebrik ederim.mutluluklar..
blogunu tesadüfen keşfettim:)ogünden beride takip ediyorum.
parelel yaşanan bu kadar çok şeyin olması beni çok şaşırtıyor ve meraklandırıyor..hayata geçiremediğim kararlara vesile oluyor.. cesaret veriyor..
her konuda bol şans diliyorum..
sevgilerimle
arada bir insanın ruhunu resetlemesi sil baştan yüklemesi lazım sanki. Hayatının yeni kısmında mutluluklar efenim
Yorum Gönder