Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

21 Nisan 2011 Perşembe

"Küçük Mutluluk Dersleri Vol.11"

Mutlu olabilmek için pek çok tavsiye verdim bugüne kadar, bunları 5 temel adımda toplamak istiyorum bugün,
Mutluluğun an'dan ibaret olduğunu bildiğimize göre bu 5 altın kuralı uygulamamız hiç de zor olmayacaktır diye düşünüyorum.

1. Kalbinizi kinden ve nefretten arındırın,affetmeyi öğrenin :

Yapılan her şey affedilebilir mi?
Çoğunuzun hayır, daha neler artık dediğini duyar gibiyim.
Aldatılan, kandırılan, kırılan, ağlayan, üzülen hatta çok daha büyük sonuçlarla başa çıkmak zorunda bırakılan bizler, bu yaşadıklarımızın mimarı olanları neden affetmeliyiz ki?

Bununla ilgili bir yazı yazmıştım, işte burayı tıklayarak affetmek konusunda bu yazıyı okuyup yeni bir başlangıç yapabilirsiniz belki.

2. Zihninizi endişeden, bedeninizi aceleden arındırın:

Endişelerimiz, günlük koşturmalarımız, aşmayı düşündüğümüz sınırlar, engeller...
Bunca telaşın ve o telaşlara kapılırken yaşayamadığımız hayatı kurtarmanın sırrı nerededir?İçinize bakın, kendinizi tanıyın, ve her şeyden önemlisi bugüne kadarki tüm mutluluk derslerinde nacizene anlatmaya çalıştıklarımı uygularken lütfen biraz “Yavaşlayın”.
Bununla ilgili yazdığım 9.mutluluk dersi yazısını da
bu linke tıklayarak okuma zamanı şimdi.

3.Basit yaşamanın tadına varın :

Bundan 2 yıl önce bir yazımda "basit yaşamakla" ilgili bir kaç satır yazmıştım:

"Şarkılardaki gibi gamsız yapmış dünya onu, kaderine razı .
Güzel bir tebessümü var, ince, akıllı...
Dünya halinden uzak, umarsız, halimize bakıp gülüyor.
Küçücük insancıklarız bir onun gözünde, sürekli oradan oraya koşturuyoruz.
Hep daha iyisi için, daha güzeli için, daha pahalısı için.
Asla tatmin olmuyoruz...
Hırslarımız komik geliyor ona,
Sahi ne gerek var bu kadar ciddiye almaya?
Benim yerim burası diyor, fazla beklentim yok.
Daha iyi , daha mutlu olmak ve faydalı olmaktır istediğim; kendime karşı, evrene karşı.
Bu kadar basittir işte yaşamak,
Ayaklarını sallayarak ayın kuyruğunda oturmak gerekmez,
Sizin gezegeniniz var mı?
Ya da bir eviniz?
Küçük mutluluklarla döşeyin o halde,
Güzellikler serpiştirin,
Bir yerlerde hâlâ iyiliğin kaldığını görelim... "

Siz de böyle yapın işte, basit yaşayın, doğanın sunduğu nimetlere şükredin, hırslarınızdan, lüks tutkunuzdan,ağır bir yük gibi sırtımıza binen - evlerimizi tıka basa doldurduğumuz gereksiz tüketim çılgınlığı ürünlerinizden arındırın kendinizi, evinizi,yaşadığınız mekanları.
Demeye çalıştığım şey üzerinde bir hırkayla barakada yaşamak demek değil, düşüncelerinizi, hayata bakış açınızı basitleştirmekten bahsediyorum.
Daha sevgi dolu olmak, skarşılaşılan sorunlara daha kolay çözüm bulmak, paranın ve maddelerin esiri olmadan insani değerlere önem vererek yaşamak.
Zaten bunu anlayabiliyorsanız ve uygulamaya başladıysanız kendi hanenize en temizinden bir on puan ekleyebilirsiniz.

4. Elinizdeki ekmeği, beyninizdeki düşünceyi, yüreğinizdeki sevgiyi paylaşın :

Paylaşmakla ilgili dersimiz buraya tıkladığınızda erişebileceğiniz 4.dersimizdi.

Hayattan beklentiniz nedir bilemiyorum ama sürekli yılgınlık ve mutsuzluk içindeyseniz, bir işe yaramayı deneyebilirsiniz.
"Benim zaten bir evim bir işim ve yığınla sorumluluğum var" dediğinizi duyar gibiyim.Ancak bahsettiğim böyle bir işe yaramak değil.İnsanlara yardım ederek, onlarla sahip olduklarınızı paylaşarak bir işe yaramaktan söz ediyorum.
Paylaşmak belki de en güzel duygulardan biri ama bunu uygulamak biz bencil teknoloji neslinin işine gelmiyor pek!
Maalesef bir şeylere sahipken,daha da iyisini istemek adetimizdir..daha iyisini alınca da biraz daha iyisinde gözümüz kalır, bu böyle sürer gider.
Oysa bizim ilk başta sahip olduğumuza bile ihtiyacı olan insanlar vardır etrafımızda.
Hep bana derken onları görmezden geliriz, aklımıza bile gelmezler çoğunlukla...

Basit yaşamakla bağlantılı olan bu kural aslında uyguladıkça keyif veren ve meyvelerini gördükçe insanda daha da fazla paylaşma hissi uyandıran cinsten.
Paylaşmaktan korkmayın.
Sadece düşüncelerinizi ve ekmeğinizi değil, yeri geldiğinde vaktinizi ve anılarınızı da paylaşın insanlarla.
Böylesi güzel bir iletişimde olmaktan asla çekinmeyin.

5. Hayallerinizi büyütürken, beklentilerinizi ölçün, bir parça küçültün.

Hayallerimizin iplerini salarken bir yandan da beklentilerimizi mantıklı ve küçük tutmanın ironisini biraz açmak istiyorum.
Hayal kurmak zihnimizi, bedenimizi besliyor, çok isteyerek ve olacağına inanarak hayal kurmak ise esas yapmamız gereken.
Ama önemli olan hep en iyiyi isterken önümüze çıkan güzellikleri elimizin tersiyle itmek durumundan kendimizi kurtarmak.

Bu linkteki 5.derste de anlatmaya çalıştığım gibi ;

Her şeyi yönlendirebileceğini, düzeltebileceğini düşünmek insanı çok yoruyor.
Sürekli düşünüyor, sorguluyor, çabalıyor ve yoruluyorsunuz.
Tamam, başarılı oluyorsunuz ama olamadığınız, gücünüzün ya da imkanlarınızın el vermediği durumlarda da büyük yıkımlar,beraberinde ya hep-ya hiç gibi sizi doğruyu yaşamaktan kimi zaman uzaklaştıran sonuçlarla karşılaşıyorsunuz.

Oysa ne dünya mükemmel, ne insanlar, ne de siz!
O halde beklentilerinizi karşılayan bir durum olduğunda onu seçmekten çekinmeyin, hep en iyisi, en kusursuzu diye büyük beklentiler içince boğulurken aslında ihtiyacınız olanla da yetinmenin güzel olduğunun farkına varın, onu dönüştürebilmenin ya da güzelleştirmenin keyfini çıkarın.

Yani, var olan durumları da görmezden gelmeyin, değerlendirin lütfen.
Bazı zamanlar, karşımıza çıkan minik bir fırsatın bizim çabamızla bir kaç senede bir ağaç olup iyi meyve verebileceğini düşünün.
Kafanızda bir resim çizip sonsuza dek ona ulaşmakla ve ulaşamayınca hayal kırıklığına düşmekle vaktinizi harcamayın. Ona benzer resimlerle de aslında o resimlere ulaşabileceğinize inanıp çaba gösterin lütfen.

*******************************************************************************************

Ful Yapraklarının bugünkü yazısı bu kadar,
10 ayrı yazıda yazdıklarımı özetlemeye çalıştım size,
Aldığım maillerde anlıyorum ki gerçekten birilerine faydası dokunuyor ve bu da beni çok mutlu ediyor.
Daha büyük daha ve güzel projeler var kafamda...
Şimdi mutluluk dersleriyle ilgili siz sorun bakalım kendinize,
Bakış açınızı değiştirebildiniz mi?
Bu 5 kuraldan hangilerini uygulayabiliyorsunuz şu kısacık hayatınızda?

Yorumlarınızı bizlerle de paylaşır mısınız?

Bana biraz daha renk katar mısınız ?

22 yorum:

wear a smile! dedi ki...

çok güzel yazı, beğendim.. öncekileri de okuyacağım en kısa zamanda :)

AsLI dedi ki...

iste benim buna ihtiyacim var.Aksam oglum uyuduktan sonra tüm dersleri icime sindire sindire okuyacagim :)

Mia Wallace dedi ki...

mimlendin :)

öykü dedi ki...

Bloglar acıldı


ellerımde cıcekler kostum geldım:)


ozlemısım:)

dalgaizleri dedi ki...

Bu küçük mutluluk dersleri yazıları övgüyü hakediyor öncelikle söylemek istiyorum. Mutluluğun an'dan ibaret olması mutsuzluk olgusu ya da algısının kökenine sürükledi. Mutluluk bir ansa ya diğer zamanlar. Mutluluğun kaynağı küçük anlar ve küçük şeylerdir. Öyledir öylesine ama sanırım biraz da bu derslerde yazılanları karakterize etmek gerekir.

içimizdeki karnaval dedi ki...

Güzel dersler ama kendi adıma itiraf ediyorum çoğunu yapamıyorum.Yapamadığım gibi birde kafama takıyorum ki tokaya bile yer kalmıyor kafamda..

Meyra dedi ki...

ben endişe konusunda takıldım kaldım sanki bir adım atamıyorum ülkenin bu son halinde ide bu endişe beni kıskıvrak yakalı..güya kendimi severim ve barışığımdır hatta mücadeleciyimdir ama bu konuda nedense yeterli değilim:((

Ful yaprakları dedi ki...

wear a smile,
en kısa zamanda:)
çok sevinirim

sevgiler

Ful yaprakları dedi ki...

Aslı'cım,

bekliyorum yorumlarını,
umarım faydası olur:)

Ful yaprakları dedi ki...

mia wallace,

uğrayacağım en kısa zamanda sayfana :)

teşekkürler.

Ful yaprakları dedi ki...

Öykü'cüm,

hoşgeldin,
çok sevindim :)

Ful yaprakları dedi ki...

dalgaizleri,
buna benzer bir kaç yazım var,
gözlem ve karakterize edilmiş durumlar, haller.
ama bunu da istiyorum, bence çok daha etkili olur:)

Ful yaprakları dedi ki...

dalgaizleri,
buna benzer bir kaç yazım var,
gözlem ve karakterize edilmiş durumlar, haller.
ama bunu da istiyorum, bence çok daha etkili olur:)

Ful yaprakları dedi ki...

dalgaizleri,
buna benzer bir kaç yazım var,
gözlem ve karakterize edilmiş durumlar, haller.
ama bunu da istiyorum, bence çok daha etkili olur:)

Ful yaprakları dedi ki...

içimizdeki karnaval,

olmuyor, olmuyor:))
kafanıza bir şey takmayın ne olur, azıcık çaba gösterin bakın nasıl gelecek gerisi knediliğinden :)

Ful yaprakları dedi ki...

içimizdeki karnaval,

olmuyor, olmuyor:))
kafanıza bir şey takmayın ne olur, azıcık çaba gösterin bakın nasıl gelecek gerisi knediliğinden :)

Ful yaprakları dedi ki...

meyra'cım,
gidişat endişesi hepşmizde var:((
Allah sonumuzu hayır etsin.

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Fulcum bu ipuclarını bizimle paylaştığın için çok ama çok teşekkürler:) Ben dönüp dönüp okuyacağım:)

mr.paradise dedi ki...

helel olsun kopyalayıp kopyalayıp yapıştırmış gerçekten iyi çalışmısın :)

Ful yaprakları dedi ki...

kirpikteki gözyaşı,

özet niteliğinde bu yazı,

esas burayı renklendirdiğiniz için ben teşekkür ederim.

sevgiler:)

Ful yaprakları dedi ki...

mr.paradise,

"kopyalayıp kopyalayıp yapıştırmışsın" dediğiniz mutluluk derslerini yazan benim.

bu blodaki bazı yazılar benim bazıları da paylaşım.

zaten ben paylaşmak için burdayım.

kinayeyle yaklaştığınızı hissettim ve bu hiç ama hiç hoşuma gitmedi.

şekilciliği bırakıp özü anlamaya çalışalım lütfen.

mr.paradise dedi ki...

off amma gergin bir ortam

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!