Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

9 Mayıs 2011 Pazartesi

"Kadın ve Erkek Vol.3"




Bugüne kadar "Kadınlar ve Erkekler" konusunda iki yazı yazmışım:




Erkeklerin ve kadınların birbirlerinden ne kadar farklı olduklarını ve buna rağmen nasıl da birbirilerine muhtaç olduklarını gözlemliyorum hatta gözlemlemekle kalmıyorum birebir bunu yaşıyorum da.

Her açıdan farklıyız, anatomi bir yana, düşünce tarzlarımız, bakış açılarımız, sorulara çözüm getirebilme tekniklerimiz, düzenli hayat kriterlerimiz, ilgi alanlarımız hobilerimizi, alışveriş anlayışımız, insanları gözlemleyiş durumumuz, algılayışımız, olay değerlendirmelerimiz...

Ama bir o kadar da çekiyoruz birbirimizi, işte zır kutuplar misali.

Mesela dün yaşadığım bir olay;

F. – (Çocuk gibi..telaşla) Aaaaa.ne güzel çiçekler rengarenk..mis gibi..çok hoşuma gitti..

M. – (umarsız)...ha öyle mi? ...

F. – (Müsteshi bir gülüş ve akabinde hissedilecek hayalkırıklığı sezgisinin verdiği allak bullak bir surat ifadesiyle.) Evet pek güzellermiş, ben de çok severim !

F. – (Arabayı sürmeye devam eder)...hmm.

F.– (Pess!modunda) Yani diyorum , keşke alsan bana arada,şöyle sürpriz yapsan...(3 nokta aslında derin bir iç çekişi sembolize ediyor burada)

M. – (Gülüş gibi bir şey sergiler) hmm...

F. – (Artık bir şey demiyor, böyle değildir normalde ama şimdi neden böyle davranıyor?Yok söylemez artık tek kelime bile..Sadece arabadan inip kendine bir buket çiçek almak istiyor. İncelik istiyor, bi parça, hayatı güzelleştirmesi için hepsi bu)

Şimdi gerçekten kırmızı ışıkta bir süre daha kalsaydık bu hareketi yapacaktım..İşi inada bindiren, çiçekçiden çiçek alırsam belki elime yapışır ya da biri beni o buketle görür de hayatımın sonuna kadar o anı dövme olarak sırtıma kazırlar ürkekliğini ne kadar empati kursamda anlayamıyorum. Bu konuda yazıyı okuyan erkeklerden yardım istiyorum.Bir erkek neden böyle davranır?

Erkeklerin teknik olarak yalnızca bir on/off düğmesi varken, biz kadınların 80 farklı düğmeden ve alt seçeneklerden meydana getirilmesi ise pek de bizim tercihimiz olmasa gerek.

O halde biz kadınlardaki, 80 düğmenin tümünü birden resetleyemeyeceğimize göre, erkeklerin on/off düğmesine bir kaç genel seçenek eklemek de mümkün olabilir mi?diye kendime sormaya başladım...

Bu da arkadaşımın yaşadığı bir olay,

Güzel bir sofra hazırlanır, yemekler yapılır, özenle sofraya sunulur.

E. – Hayatım, yemekleri beğendin mi?

G. –Evet bitanem, ellerine sağlık..(hapur hupur yemektedir..)

E. – Ben de o mezeyi çok severim bilirsin, sen de seversin, o yüzden yapayım dedim , tadına bakayım nasıl olmuş.(der ve bir iki çatal alır)

G. – (Tabaktaki mezeyi silip süpürmektedir.) Evet, evet ellerine sağlık canım.

E. – Gideyim de içerden kola getireyim.


Mutfağa gider,kolayı getirir,masaya oturur ve bakar ki, meze tabağı boş!

E. – Mezeden bana da ayırdığın, beni de düşündüğün için çok teşekkür ederim canım..çok...(uzaklara dalış)

G. – Aaaa sen yememiş miydin canım ya?
*****


Kapanış müziği olarak Frank Sinatra’dan Love&Marriage şarkısını öneriyorum...


11 yorum:

dalgaizleri dedi ki...

Söylemem gerek Ful , kabul et bu yazı diğer yazılardan farklı.

Öcelikle benim bakış açıma göre bütün kadınlar ve bütün erkekler diye bir genelleme yapamayız. Gerçi günümüz dünyasında herkeste bir aynı kişi olma çabası var.

Üzerine uzun uzadıya yazılması gereken geniş bir konu.

Özetle , ... neyse hiç başlamayım.:) Cevaplar açık ne yazsan zevk almadan yazacağım zaten :)

gerisi önemli değil... dedi ki...

eheh, bundan daha kolay bir soru olamaz. bir erkeğin nasıl olması gerektiğini sizin tercihleriniz belirliyor. mesela sizi ele alalım. size çiçek alan, o çiçeği taşıyan bir erkeği tercih etmeniz imkansızdır. çünkü öyle bir erkek size göre de sünepedir.

Ful yaprakları dedi ki...

dalgaizleri,

genelleme yapmadan yazmak imkansız neredeyse..
çünkü ben varım, o vardır, bu vardır, şu vardır, diğerleri vardır..
ince bir erkek de vardır daha kaba olanı da..
ama genele baktığımda etrafımdaki erkeklerin ve etrafımdaki kadınların hayatındaki erkeklerin çoğunu daha anlayışsız görüyorsam genel olarak anlayışsız diye ifade ediyorum.
temam bugün aradaki bariz farklar üzerine kurulu :))
bu yazı öncekilere göre biraz daha yılgın bence..

Ful yaprakları dedi ki...

gerisi önemli değil,

bence sünepelik değildir, hoş bir davranıştır.

bu kanıya nereden vardınız anlayamadım :)

gerisi önemli değil... dedi ki...

yine çok basit. size çiçek almayan bir erkeği tercih etmenizden görünüyor bu durum :)

dalgaizleri dedi ki...

Gerisi önemli değile katılıyorum. Hep derim Freud ne demişse doğru demiş ! Bu durumda genetiğimize has davranış ve fikirler ortada !

Peki ince olsun , bana iyi davransın düşünceleri nereden geliyor ? Farkındalık . Belki de insanın diğer canlılardan tek farkı.

Böylelikle bir çatışma ortaya çıkıyor. Aynısını erkekler için düşünebiliriz. Fark yok.

Bir yarışa sokarsak bana göre çiçek alanlar hep kaybetmiştir. Bu konudaki kuyruk acılarımla sabittir :) Sakin sakin konu üzerindeki fikrimia açıklamaya çalışıyorum ama. :)

Ful yaprakları dedi ki...

dalga izleri ve geisi önemli değil,

sadece bir buket çiçek istedim ben,uykusuz bir pazartesi sabahında bunun freud'la ilişkisini yeni yeni çözmeye başlıyorum :)
haklısınız,
sünepelikten kasıtı şimdi anladım.
kendim ettim kendim buldum bu durumda :)

dalgaizleri dedi ki...

Var öyle arkadaşlarım anlatıyorlar "hep" bu adam da tam ayı ama... diye :) olur mühim değil...:)) . hayvanlar aleminden örneğim meclisten dışarı derdimi anlatabileyim diye seçtim.

7 gülücük diyor yazdıklarımıza bak Ful :) Sevmedim ben bu yazıyı :)

gerisi önemli değil... dedi ki...

yani olay şudur ki, kadınlar kendilerine çiçek alınmasını isterler. ama çiçek alan erkeklerden hoşlanmazlar. daha geçen gün bir arkadaşım kızla yemek yemiş ve evine bırakmış. yukarıya çıkmamış. kız ona eşcinsel misin diye sormuş. aynı hesaptır bu.

kadınların önemli bir çoğunluğu kendilerine baskı uygulayan erkeklerden hoşlanıyor. diğer türlü erkeklerin herhangi bir zor durumda kendilerini koruyacaklarını düşünmüyorlar. yani erkek gibi erkek, delikanlılık, bıçkınlık, kirli sakal, kas, piçlik hep bu nedendendir. metroseksüel görünüş kadınlar istediği içindir. erkeklerin yaşantısını ve davranışlarını belirleyen durum kadın tercihidir.

dalgaizleri dedi ki...

gerisi önemli değil çak bir beşlik ! national geographic izliyoruz ya ha işte ondan. ;)

Ful yaprakları dedi ki...

şimdi şu var ama tam anlatmak istediğimi anlatamadım ben.
kadınlardan da hiç ses çıkmadı:)

ben çiçek almak isterim

bir başka erkekte de bunu görünce
kötü gözle bakmam o adama,

ve şu an bana çiçek almayan kişi de benim seçimimdir yani buna da kabulüm:)

karışıyor ve yazarak anlatmakta zorlanıyorum,o yüzden bıraktım yorumlamayı şimdilik :)

origami'ye veriyorum kendimi :D

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!