Fotoğrafım
Turkey
Bir zamanlar ful yaprakları adında bir çiçek kız vardı.Saçları tuhaftı.Bir tutamı domates kırmızısı,perçemleri havuç rengi,kalanlarsa ahududu şerbeti gibi kızıldı.Pembe gözlükleriyle dünyayı ve insanları koşulsuz sevmeye kararlıydı ama gerçekleri görmesi zaman almadı.Canını yakanlardan kurtulmayı denedi, doğrulup toparlandı,gözyaşlarını sildi ve aynaya baktı. Gülümseyerek kendine bir söz verdi.Çiçek kızın hayattaki serüveni her daim taptaze ve rengarenk olacaktı... İletişim : fulyapraklari@hotmail.com

değer verenler

17 Mayıs 2011 Salı

"Rengarenk"




Ne mi yaptım?

Nişanlımın ben tekrar söylemeden aldığı çiçeği muzip bir keyifle vazoya koydum, gidip gelip bakıp gülümsedim(demek ki zorla da olsa işe yaramış! bkz.
eski yazı.)

Dün akşam markette aldığım viledanın sapını mikrofon gibi kullanarak etrafımdakilere aldırmadan çalan şarkıya bir parça eşlik ettim ve kimse dönüp bana bakmadı bile!Etraf bezgin bekir kaynıyor bunu bir kez daha anladım.

Hiç düşünmeden, direkt dükkana girdim ve sayısını bilmediğim spor ayakkabı koleksiyonuma bir yenisini daha ekledim, hiç suçluluk duymadım aksine diğer yeni modellerde de gözüm kaldı.

Akşam yürüyüşlerine başladım, yürüdükçe kafamın içinde devrim yapmış tilkilerin sıkı safları biraz olsun genişlettiğini hissettim.

Yolda yürürken,her yerde seçim afişlerini ve gökyüzünü görmemizi engelleyen siyasi parti bayraklarını görmekten ne kadar çok sıkıldığımı fark ettim, tüm panolara sadece aynı partini afişlerinin tahsis edilmesi ileri demokrasi midir? dedim.

Yepyeni evimdeki elektrik problemi nedeniyle evi yapan adam başta olmak üzere pek çok kişiye küfür ettim, bir kez daha bu ülkede yaşanmaz! dedim ama yaşamaya devam ettim ve göç etmek için en ufak bir adım atmadım,eşyalarımı toplamadım,balık hafızalı topluma ayak uydurdum.

İstatistik rapolarından yazılarımın her gün giderek çok daha fazla kişiye ulaştığını görerek mutlu oldum, aklımdan geçen, yazmak isteyip de yazamadıklarım neler diye düşünür halde buldum kendimi, içimi dökmeyi ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha hatırladım.

Bazı kitapların zamanı vardır derler, şu an okuduğum pek çok kitabı rölantiye alıp eskiden okuduğum,bana iyi geleceğini düşündüğüm bir kitaba yeniden başladım.

Evin yakınında açılan pideciden pide söyledim kendime, tahminlerimin ötesinde çıktı!Koşturmacalardan verdiğim kiloları nasıl geri alacağıma çözüm bulabildim zira gelinliğin içinde kaybolmak gibi bir hayalimin olmadığını anımsadım.

Çocukluğumda moda olan impulse reklamındaki gibi hiç tanımadığım bir adamın bana verdiği 2 adet gülü masamdaki yeşil soda şişesinin içine koydum.(yok yok yanlış anlamayın işyerinin anlaşmalı çiçekçisi ama gerçekten adamı tanımıyorum.)

Masamın üzerini özenle toparladım, yaklaşık 1 saat sonra yine eski dağınıklığında buldum.Bunu nasıl başardığımı düşündüm ama yine bulamadım.

İnce bir bluz ve yazlık hırkayla geçirilen akşamları çok özlediğimi fark ettim,"bira almalıyım bu akşam, buz gibi bira eşliğinde tadı çıkmalı gecenin" dedim.

Gözlerimin sıkça dalmasını ve uyuklamamın sebebini yine havaya yordum. Gündoğarken'in şarkısı gibi "sıcaklardandır" diye mırıldandım.Bir de hamak olsa şimdi şurada...

Burnumdan nefes alıp biraz tutup yine burnumdan vererek güzel şeyler düşünmeye çalıştım.

Masmavi bir gökyüzü, uzun zamandır beklenen sıcak bir hava, parlak güneş, kafamda tilkiler, önümde işler.

Yine de rengarenk bakmalı her zamanki pencereden..

Yine de her şey güzel dedim, şükürler olsun düne,bugüne.
O halde usanmadan umut etmeli yarına...

7 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ben bu yazıyı çok sevdim; umut etmeye ve ufacık şeylerden keyif almaya devam...

AskinAy dedi ki...

Yazini cok begendim canim,pozitif düsünce ve günleriniz bol olsun!!
Sevgiler!!

Ful yaprakları dedi ki...

leylak dalı,

teşekkür ederim,

hayat küçük ayrıntılarda gizli :))

Ful yaprakları dedi ki...

Askinay,

çok teşekkürler:))

sevgiler,

Profösör dedi ki...

Ben de sizi takip etmeliyim dedim kehdi kendime..

Ful yaprakları dedi ki...

profösör,

çok mutlu olurum :))

sevgiler,

Profösör dedi ki...

Bu arada
Bastonsuz dedenin
Bastonsuz torunu
Mehmet Akif.. ile birlikte
Sizleri ağırlamak için bekliyor.


http://mefkuremiz.blogspot.com/

EMEĞE SAYGI

Internet-Gazete-Dergi ve her türlü basılı yayın için geçerlidir : Yazılarımdan ismim ve adresim link gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. İzinsiz emek hırsızlığı durumunda hakkımı "hukuki çerçevede" sonuna kadar arayacağıma emin olabilirsiniz.Emeğe saygı gösterdiğiniz için teşekkürler!