Kimi insanlar vardır elektriğiniz tutmaz, yanyanayken havada kıvılcımlar uçar adeta, dokunsanız "çat" diye çarpacak olursunuz-ki benim böyle bir huyum vardır, bazen kapı kolları ve insanları çat diye çarparım karşımdaki irkilir ne oldu diye:)Geçen bir karıncamı çarptım "aaa o neydi acıdı ama" dedi!Neyse ben ne yazıyordum konuma geri döneyim, böyle olumsuz elektrik aldığım çok fazla insan var burada, samimiyetsiz ve yapay bulduğum, kıskanıldığımı şiddetle hissettiğim, bu nedenle nazar boncuklarıyla gezmeme ve dualar okumama sebep olanlar..
Yazılarımı okuyanlar bilir, çok dost canlısıyım ve her işyerinde can dostlar edinirim, iyi vakit geçirmekle kalmaz senelerdir de görüşürüm, ama burda demiştim ya size de kimsecikler yok...Etrafa bakarsanız hacmen dolu ama "insan" ararsanız yok!
Santralde görevli bir kız var, yaşça benden küçük.İlk gördüğümde suratsızlığını tersliğini fark etmiştim ama demiştim ki her insan 2.ve kimi zaman 3. şansları hak eder,çünkü içinde bulundukları durumu bilemeyiz. Bir kaç kez suratına soru sorup da yanıt alamayınca dedim ki 2.şans bitti ama belki zor bir dönemden geçiyordur hayatında. Bak sen Ful, ne kadar da iyi niyetlisin bu denlisi iyi değil bence:)
Sonra ne zaman ki telefon bağlatmak için aradığımda bir kaç kez "ufff ne var"diye telefonu açtı (benim olduğumu bilerek) o zaman insanı insan yapan değerlerden uzak olan bu "zat" benden puanını aldı...Adetimdir bilirsiniz, sabahları günaydın demek, hatır sormak, kolay gelsin demek...Bunlar ufak şeyler gibi görünür oysa kocamandır aslında.Nezakettir, hürmettir, içtenliktir, sevgidir tabii anlayana.
Kişisel telefonumu dış hatlara aranabilir hale getirdiklerinden beri muhattab olmuyorum çok şükür, kargo geldiğinde haber veriyor, konuklarım geldiğinde haber veriyor, bir de akşam serviste karşılaşıyoruz hepsi bu. Diğer insanlar da soğuk burada sebebini bilemiyorum güneş görmeyen memlekette mi yetiştiler diyeceğim ama yok, bu katılığın sebebi bir başka herhalde kötü bir tesadüf belki de hepsinin buraya toplanması.
Dün akşam servis gelmiş, binmeden önce bunu gördüm orada "bilmem kim hanım gelecek mi bekleyecek miyiz onu da" dedim ses vermedi, bir şey daha sordum mıy mıy bişi dedi ağzının içinde yine anlamadım,dün zaten üstümde bir yorgunluk, gerginlik vardı,"ben en iyisi bineyim dedim kavga çıkmasın.."Kız yokmuşum gibi davranıyor hayatta en nefret ettiğim davranış biçimlerinden biri..Neyse servise bindik, yolum yakın çok şükür, inmeden önce bunun yanında oturan aynı zamanda santralde ona eşlik eden kadın ona şunu dedi: Ful buralarda mı oturuyor, aman Allah aşkına burda otursan ne olur ya!" dediğini duydum, o an çok şey söylemek geçti içimden ama ben kibar ve asil bir Ful'um, Allah'a havale ettim.
Ben semtimi burada yazmam, ama söyleyebileceğim şey şudur 20 sene erenköy ve bağdat caddesinde oturdum, şu an ki semtimde gayet güzel, huzurlu, adeta yazlık bir kasaba gibi. Evim yepyeni bir bina, geniş ferah pencereleri yerlere kadar, Allah olmayana da versin inşallah ama bunun kıskançlık amacıyla söylendiğini öyle sezdim ki bunu açıklama gereği hissettim.Kendime kızdım bu insanlar değil 2.şans benim ufacık bir sözümü dahi hak etmiyor dedim.
Önemli olan evinizin nasıl olduğu, hangi semtte olduğu, kaç odalı olduğu değildir, önemli olan o evin içindeki "huzur"dur.Bugüne kadar oturduğum hiç bir evde böylesi ferah bir manzaram olmamıştı, güneşin batışını seyredememiştim binaların sıkışıklığından, rüzgarı hissedememiştim yüksek katlı onca beton yığınından, oysa şimdi öyle ferahım ki, komşularım da iyi çok şükür, apartman görevlimiz de çok iyi niyetli yardımsever bir adam,bugüne kadarki evlerde hep dedikoducu pis komşulara,çalışmayan apartman görevlilerine denk gelmiştik, çok çektik onlardan, yani ben burada oturmayı seviyorum...Önemli olan da huzur zaten,bütün bu saydıklarımı bir yana koyun, o zaman dört duvarın önemi kalıyor mu ?
Ne olursa olsun, nereye gidersek gidelim şu üç günlük dünyada böyle insanlarla her yerde bol bol karşılaşacağız, dün 2.şansa pişman olsam da bugün diyorum ki herkes ek bir kaç şansı hak eder.Bu kişiler artık beni kaybetti ancak bu ve bunlar gibi kişiler asla hayat felsefemi değiştiremez benim;
Ne demişler "iyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı..." Böyle insanlarla mutahhab olmamak sanırım en iyisi...
Herkese mutlu-umutlu sabahlar diliyorum,İstanbul'da yine serin ve yağmurlu bir hava olsa da, biliyoruz yaz geliyor, güzel günler çok yakında...






































