Evlenme hazırlıklarının bu kadar zor olduğunu bilmezdim...Şurada 4 günlük güzel bir tatilim vardı, hava da güzeldi, ama o mis gibi havanın 1 dakika olsun keyfini çıkaramadım.
Koşturdum ve yine koşturdum…
Sağlığım olsun koşturayım tabii ama inanın 1 günün bana yetmediğini düşünüyorum artık. Sadece uykum değil yemek düzenim bile alt üst oldu, bu ara çok kalorili yemeklerle, abur cuburla beslenmeme rağmen kilo verdim.
Akşam 7’den sonra yemek yemeyen ben, akşam 10’da Mc Donalds’ta yemek yerken buluyorum kendimi,çünkü yemek yemeye vaktim olmuyor, olsa da dışarıda alternatif çok az, her yerde ev yemeği yapan mekan yok, o saatte de zaten ya hamburger ya dürüm.En iyisi bir an once eski düzenime kavuşmak..O da evlenince olacak nasılsa.
Gelelim neler yaptığıma, hazırlıklara.
Zamanın giderek azalması insanı biraz strese sokuyor, her şeyin tam ve eksiksiz olması zaten mümkün değil ama yola koymak için bile vakit, emek ve maddiyat gerekiyor.
Malum çeyizleri halletmiştim, eşyaların da büyük kısmını almıştık, evi tutmuştuk.
Yakın zamanda evin tesisat ve elektrik işleri de halledildi, annemle babam sağolsun biz çalıştığımız için onlar koşturdu hep...
Alışverişlerin son bir kaç evresini bitirdim, hiç bitmiyor biliyorum bu alışverişler ama en azından son 2'ye kaldığımı söyleyebilirim!
Yavaş yavaş da beyaz eşyalar ve diğer takımlar gelmeye başladıkça o bomboş mekan birden yaşanılası“ev” olmaya başladı gözümde.
Gelen her eşyayla ve her minik detaylarla daha da sıcak olmaya başladı koridor, mutfak, banyo ve tüm odalar…
Dün de artık dolapları doldurmaya başladık, temizlikle ilgili her türlü malzeme alındı ; detarjanlar, yumuşatıcılar, temizleyiciler, sabunlar ve diğer malzemeler dolaplara yerleştirildi.
Yemek takımları ve mutfakta kulanılacak malzemeler bulaşık makinasında yıkanıp mutfak dolaplarına koyularak kalan koliler eve taşındı, kışlık giysilerimden bavullara doldurup yeni gardroba yerleştirmeye de başladım.
Bir de kendimi aştığım ayakkabı koleksiyonumun bir kısmını götürdüm evime ama dolapların hepsini neredeyse benim ayakkabılarım ve kıyafetlerim kapladı! Sanırım bir dolaba ya da derin bir şifonyere daha ihtiyacımız olacak bunu fark ettik.
Bu arada vakit bulamayacağımı düşünerek, nevresim ve pike takımlarımın hepsini tek tek özenle ütüleyip çekmecelerime yerleştirmiş canım annem, gözlerim doldu, onun kadar düzenli ve tertipli olamam biliyorum ama temizlikte bana öğrettiği gibi hassas olacağım kesin.
Bu hazırlıkların dışında bir de nihayet işlerden fırsat yaratılıp İKEA’ya gidildi, mutfak ve banyo adına saklama çözümlerine başvuruldu, dekoratif eşyalar, mutfak masası,sandalyeleri ve minderleri alındı.
Büyük beyaz bir vazo aldım, içine de mavi, mor ve beyaz çiçekler koydum, duvara da masmavi kelebek çıkartmaları yapıştıracağım,bir de rengarenk tombul kuşlar aldım boncuklarla işlenmiş! Gelen diyecek ki, işte zaten ful'un evi böyle deli dolu, rengarenk olmalıydı,tam ona göre!
Fazla boğmadan, açık renkleri canlı renklerle kombine ederek, mümkün olduğu kadar az ama pratik eşyalı, modern döşenmiş, ferah bir ev yaratma çabasındayım.
Mesela banyoma çok büyük bir dolap koyamıyordum, bir de gereksiz bir çıkıntı vardı dolabı koyacağım köşede, ölçüp biçmiştim, İKEA'da tam oraya göre bir dolap buldum, hem ayakları yerden yüksek, banyada ıslanmaz hem de şimdilik beni idare eder. Beyaz, çekmecelerinde küçük camlar var. Tabii tüm bunları, dolapları seçtik aldık ama yorgunluktan da tansiyonumuz düştü onların uğruna,artık ne zaman kurarız onu bile bilemiyorum.
Bir de çok şirin sepetler var, bir tane aldım, kare, beyaz, hasırdan.İçlerine renk renk çeşitli sabunlar ve minik el havluları koyarak dekore etmeyi düşünüyorum, aynı renk mumlarla da kafamda tasarladığım banyo dekorunu tamamlayacağım.
Mutfak için, yatak odası ve giriş için de düşünceler var kafamda, önemli olan minik bütçelerle, güzel ve farklı ayrıntılar yakalayabilmek öyle değil mi?
Sağlıkla, huzurla, mutlulukla yaşanılacak bir mekan olsun "evimiz" ...
Koşturmacaya devam,
Fazla bir zaman kalmadı düğüne!
Haydi bakalım kolay gelsin Ful'e...



























Origami'ye devam...



